Uyuyan hayat, dağılmanın, yayılmanın fırsatını kolluyordu. Her tohumda dağılma yetenekleri yaratılıştan vardı. Kıvrık oklar, rüzgar için minik paraşütler, ufak mızraklar, dikenler... hepsi de kendilerini taşıyacak bir hayvan, bir pantolon paçası, bir kadın eteği bekliyordu. Hepsi pasifti ama harekete geçecek donanımlan da hazırdı. Hareketsizdiler... ama birikmiş hareket yüklüydüler.
Sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep, ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için? ??