insanları gerçekten anlayabilmek için şu kavramları anlaman gerekir: — maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi insan motivasyonunun katmanlı ilerlediğini söyler. fiziksel ihtiyaçlar, güvenlik, aidiyet, saygı ve kendini gerçekleştirme basamaklarından oluşur. alt basamaklar doyurulmadan üst seviyeler sağlıklı çalışmaz. (örnek: geçim derdi olan birine “kendini bul” demek genelde işlemez.) — seyirci etkisi (bystander effect) kalabalık arttıkça bireyin sorumluluk alma ihtimali düşer. herkes başkasının müdahale edeceğini düşünür. (örnek: kalabalıkta kimse düşene yardım etmez.) — dunning–kruger etkisi bilgisi az olan kendine fazla güvenir, bilgisi yüksek olan daha çok şüphe eder. (örnek: konuya hakim olmayanın en net konuşması.) — bağlanma teorisi çocuklukta kurulan bağlar, yetişkin ilişkilerini şekillendirir. güvenli, kaygılı ve kaçıngan bağlanma stilleri vardır. (örnek: terk edilme korkusu olanın aşırı kıskanç olması.) — stockholm sendromu mağdurun, zarar verene duygusal bağ kurmasıdır. (örnek: kötü davranan partneri savunmak.) — bilişsel davranışçı terapi (cbt) düşünce–duygu–davranış döngüsünü değiştirerek psikolojiyi dönüştürmeyi hedefler. (örnek: “kimse beni sevmiyor” düşüncesini sorgulamak.) — pygmalion etkisi beklentiler performansı şekillendirir. (örnek: öğretmenin inandığı öğrenci gerçekten daha başarılı olur.) — ayna nöronlar başkalarının duygularını ve davranışlarını taklit etmemizi sağlar. empatinin temelidir. (örnek: esneyeni görünce esnemek.) — duygusal bulaşma duygular insanlar arasında yayılır. (örnek: negatif ortamda modunun düşmesi.) — halo etkisi
yeni bir haftaya
*Bismillah*her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız. Bil ey nefsim, şu mübarek kelime İslâm nişanı olduğu gibi, bütün mevcudatın lisan-ı haliyle vird-i zebanıdır. Birinci söz
Din
Reklam
Bütün uyuyanları uyandırmaya bir tek uyanık yeter. -Malcolm X Acil bir duruma tanık olduğunuzda eğer kalabalık bir grupla birlikteyseniz, yardım etme olasılığınız tek başınıza olduğunuzdan daha azdır. Örneğin kalabalık bir toplu taşımaya kartını unutan biri bindiğinde kimse yardım etmeye çalışmaz, çünkü elbet birinin yardım edeceğini düşünür. Ancak sizin gözünüze bakarak sizden yardım istendiği takdirde, başka kimse de oralı olmuyorsa, yardım etme ihtiyacı duyarsınız. Yani, bir olaya tanıklık eden kişi sayısı arttıkça herkes sorumluluğu diğerleriyle paylaştığını düşündüğü için, yardım etmeye yanaşmıyor ve başkasının yardım etmesini bekliyor. Kitty Genovese olayının ardından bu konuda çokça araştırma yapılmış ve Latane’ın etkisiyle bu duruma Bystander Effect yani Seyirci Kalma Etkisi denmiştir. Kitty, 1964 yılının mart ayında kendisini uzun zamandır takip eden ve bir gün iş çıkışında ona tecavüz etmeye çalışan bir adamdan kurtulmak için caddenin ortasında çığlıklar attı. Katil, Kitty’yi bıçaklayarak kaçtı. O sırada caddede olan 37 kişinin hiçbiri Kitty’ye yardım etmedi. Bunu fark eden katil geri geldi, Kitty’yi defalarca bıçakladı ve ölümüne sebep oldu. Bu 37 kişinin her birine olaydan sonra “neden bir şey yapmadınız” diye sorulduğunda, “elbet biri yardım çağırmıştır diye düşündüm” cevabını veriyorlar. 37 kişiden sadece birinin tam 35 dakika sonra yardım çağırmak aklına geliyor. Yardıma ihtiyacı olan insana yardım etme oranları başka insanların varlığına göre az veya çoktur. John Darley ve Bibb Latane’e göre bu duruma iki sebep etki etmektedir. Birincisi, böyle olumsuz olaylarla karşılaşan insanlar, başkalarının da bu olaya şahit olduğunu gördüğünde sorumluluklarını diğer insanlarla paylaştığını düşünürler (polisi başkaları arar gibi). İkinci olarak da,
Alıntı
Bystander effect - üçüncü kişi etkisi Birisine yardım etme olasılığı, çevredeki diğer insanların (üçüncü kişi) sayısı oranında azalır; sorumluluk, mevcut insan sayısının bir fonksiyonudur. Çevrede yardım edebilecek üçüncü kişilerin olması durumunda, sorumluluk duygusu azalır, yardım etme olasılığı düşer.