İnsanı geliştiren şey, yaşadığı olumsuzluklardır. Teori doğruysa beynimiz aslında hatalardan öğreniyor. Hataların envanterini verinli bir şekilde tutabildiğinde, bunlarla bilinçli ilişki kurabildiğinde, onların gerçek farkındalığına dair çaba gösterdiğinde, o hataların hepsi senin iyileşmene katkı yapan pek kıymetli kayıtlara dönüşüyor. Fakat bunların farkındalığına varmazsan; ket vurma, unutma, reddetme, görmezden gelme gibi mekanizmalarla, onları devamlı zihinsel ambarında kilitli tutmuş oluyorsun. Böylece seni devamlı alttan alta dürtükleyerek, bütün hayatını hiç gidilmemesi gereken yönlere sürükleyebiliyorlar. Unutma; travmasız, dertsiz, kötü anısız bir insanın var olması mümkün değildir. Ama hepimizde mevcut olan o dertlerin, olumsuz anıların ve benzeri zihinsel tıkanıklıkların, çoğumuz tarafından derinlerdeki ambarlara kitlenme çabası, hayat enerjimizin çoğunun bu unutma ve kilit altında tutma işlemine jarcanmasına sebep olur. Ambarı boşaltıp geçmişinle ve yargılarınla halleşebildiğin her çabada elde edeceğin en önemli kazanım, her adımda biraz daha fazla "özgürleşme" olacak.