beyza

beyza
@byzdlyldrm
2001
29 okur puanı
Haziran 2023 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitaplar
10/10
·656 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 01:06
Ben bir roman okumadım hayır, ben bir hayat yaşadım. Charles Dickens tanıdığım, bildiğim en büyük dehadır. O, sadece hikaye anlatmaz; insan doğasının en rahatsız edici gerçeklerini, en gizli sırlarını, en derin hislerini önümüze eşsiz anlatımıyla sunar bizde kendimizi o evrenin tam ortasında buluruz. Büyük Umutlar’daki karakterler benden daha gerçekler, nefes alıyorlar yaşıyorlar. Aradan elli sene geçse bile Joe ve Abel’i unutmayacağım. Ara ara durup onları düşünecek, anacağım. Ne diyebilirim ki başka… Bu kitaba inceleme yapmak haddime değil. Ölmeden önce bu kitabı deneyimleme fırsatına eriştiğim için kendimi çok şanslı sayıyorum.
Büyük UmutlarCharles Dickens · Can Yayınları · 201718,4bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·192 syf.··
2026 9. kitabı
·
47 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2026 00:11
“Aylak Adam”, bireyin yalnızlığı ve aidiyet arayışı üzerine kurulu bir roman. Okurken zaman zaman “Tutunamayanlar”ı anımsadım; nüanslarının benzeştiğini söylemek mümkün. Ancak her iki eser de edebiyatımızın nadide örnekleri ve birbirlerinin zemininde anlamlandırılmaya ihtiyaç duymayacak kadar özgün. Bu nedenle incelemeyi yalnızca “Aylak Adam” üzerinden yapmak daha anlamlı olacaktır. C., kendini okura açan bir karakter değil. Aksine, bilinçli bir mesafe kuruyor ve bu mesafe roman boyunca hissediliyor. Okur olarak ona yaklaşmak istedikçe sanki o bir adım geri çekiliyor. Bu durum karakterle tam anlamıyla bir bağ kurmayı zorlaştırıyor. Buna rağmen, kaçıngan yapısına karşın C.’nin içsel huzursuzluğu ve arayışı bana geçti. Onunla tam anlamıyla özdeşleşemesem de dünyasına kayıtsız kalmak mümkün değil. Belki de bu, Yusuf Atılgan’ın en güçlü yanı: Karakterini tamamen açmadan da okura dokundurabilmesi. “Aylak Adam”, okuruna doğrudan sorular sormayan ama bittikten sonra insanın içinde hafif bir eksiklik duygusu bırakan, bu duyguyla baş başa kalmaya davet eden bir roman.
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971bin okunma
8/10
·224 syf.··
2026 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 00:07
Agatha Christie’yi günümüz gözüyle okuyunca insan ister istemez “evet iyi ama çok da şaşırtmadı” diyebiliyor. Ben de biraz böyle hissettim ama bence burada durup bir adım geri çekilmek gerekiyor. Christie’yi kendi dönemi içinde değerlendirmek lazım diye düşünüyorum. Kendi dönemi için inanılmaz önemli bir yazar. Polisiye türünün dinamiklerini adeta yeniden yazdı. Kapalı mekân kurgusu, sınırlı şüpheli kadrosu, adım adım ilerleyen ipuçları… Bugün bize çok tanıdık gelen pek çok unsur o dönem için yeniydi ve yeni bir çağ açtı. Günümüz okuruna bilindik gelmesi de aslında yine Christie’nin başarısı. O kadar güçlü bir model kurdu ki ondan sonraki pek çok yazar onun açtığı yolu referans aldı. Bugün polisiye okuyan biri olarak o anlatı tekniklerini tanıyoruz; çünkü modern polisiyenin büyük kısmı hâlâ Christie’nin kurduğu oyun alanında ilerliyor. Yani mesele romanın zayıf olması değil. Mesele, bizim artık o oyun diline aşina olmamız. Türün hafızası Christie’den besleniyor. “On Kişiydiler”i de bu çerçevede değerlendirdiğimizde bence gayet keyifli ve iyi kurgulanmış bir roman. Şaşırtmasa bile tür tarihini görmek açısından kesinlikle bir şans verilmeli.
On KişiydilerAgatha Christie · Altın Kitaplar · 202143,5bin okunma
8/10
·202 syf.··
2025 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2025 02:11
bu kitap beni ciddi manada sarstı. kitaplar yasak, insanlar sadece ekranlara mahkum. montag başta kurallara uyan biriyken clarisse sayesinde gözleri açılmaya başlıyor. okurken bazen içim burkuldu, bazen öfkelendim. düşünmenin, merak etmenin, kendi dünyana sahip olmanın ne kadar değerli olduğunu hatırlattı bana. bradbury öyle bir anlatıyor ki, kapattığında hem ürkmüş hem de umutlu hissediyorsun. “Fahrenheit 451” sadece bir distopya değil. insan olmanın, kendi düşüncelerini ve özgürlüğünü keşfetmenin çarpıcı bir çağrısı. dipnot: aynı zamanda sevgilimle beraber okuduğumuz ilk kitap oldu. bu yüzden yeri her zaman ayrı olacak bende.
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,2bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2025 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2025 05:10
bu kitabın incelemesine sevgili yazar “mary shelley”i anarak başlamak istiyorum. kendisi belki de dünyadaki ilk bilim kurgu kitabını daha 18 yaşındayken yazmaya başladı. mary shelley feminist bir mit değil gerçek bir feministti. (parantez açmak istiyorum annesi modern feminizmin kurucularındandı.) çağının ötesindeki inanılmaz hayalgücü, edebi dehası, vizyonu ve başlı başına bir roman olan garip hayat hikayesiyle favori yazarlarımdan bir tanesi belkide birincisi. keşke kendisi ile yollarımız bu kadar geç kesişmeseydi. kitaba dönecek olursam frankenstein kitabının bu denli sevgiye olan çaresiz arzusunun ana temeli mary shelley’nin annesinin mary’yi doğururken ölmesinden kaynaklanıyor diye tahmin ediyorum. evet mary annesinden çok güzel bir miras aldı ancak içinde hiç geçmeyen bir duygusal boşluk vardı. bu sevgi açlığını da frankenstein canavarıyla bizlere aktardı. benim birtanecik yaratığım.. kitabı okurken ona sarılmak istedim, onda kendimden çok şey buldum. yeri geldi ona çok öfkelendim, başka türlü olabilirdi her şey diye haykırmak istedim ona. kitabın sonunda bu yaratık ruhumdan bir parçayı da kendisiyle beraber götürdü. victor bu yaratığı yaratırken sanki ona sormuş muydu bu ızdırap dolu hayatı yaşamak istiyor mu diye? peki ya tanrı, tanrı bize sormuş muydu bizi yaratıp sonra yapayalnız bırakırken.. her şeyi derinden sorgulatan yer yer bana çok ağır gelen bir kitap oldu. yaratığın kimsesizliğini, çaresizce sevgi arayışını, öfkesini, dışlanmışlığını kalbimin en derinlerinde hissettim. sonsuza kadar kalbimde ona ait bir yer olacak. benim için unutulmaz bir okuma deneyimiydi, herkese tavsiye ederim.
Frankenstein ya da Modern PrometheusMary Shelley · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202021,7bin okunma