Aslında yaptıkları şeye tam olarak tatil de denemezdi, üç kadın bir çeşit kampa girmiş gibiydi. Yola çıktıkları andan itibaren hiç durmadan konuşuyor, yer yer makine örgüsüne benzeyen hayatlarını sökme, sonra da yeniden örme alıştırması yapıyorlardı. Tabi bazı ilmekler erkeklerdeki.
Benjamin’in elden ele dolaştırdığımız bir kitabında, 15’inde iken evden kaçmamış olmanın hiçbir zaman telafi edilemeyecek bir şey olduğunu okumuş, bunun üzerine tartışmıştık.
Ama hepimiz aynı teraneyi söylüyoruz: gün gelecek devran dönecek, gün gelecek devran dönecek. Bu zorbalığı durdurmak için bugün yapabileceğimiz bir şey olmadığının itirafı. Gelecek güzel günleri bekliyoruz, sadece bekliyoruz. Oysa boş günler her şeyi eritiyor.