-Borcum ne, Zeze?
-200 kuruş.
-Niye o kadar az? Herkes dört yüze boğuyor.
-Bir gün iyi bir boyacı olursam o kadar isterim. Henüz olmaz.

Cebinden 500 kuruş çıkardı ve bana verdi.
Aslında yaptıkları şeye tam olarak tatil de denemezdi, üç kadın bir çeşit kampa girmiş gibiydi. Yola çıktıkları andan itibaren hiç durmadan konuşuyor, yer yer makine örgüsüne benzeyen hayatlarını sökme, sonra da yeniden örme alıştırması yapıyorlardı. Tabi bazı ilmekler erkeklerdeki.
Benjamin’in elden ele dolaştırdığımız bir kitabında, 15’inde iken evden kaçmamış olmanın hiçbir zaman telafi edilemeyecek bir şey olduğunu okumuş, bunun üzerine tartışmıştık.