hatiice

hatiice
@bzkrthatiice
"Neye yaklaşsam sonu uzaklık ve kırgınlık, anladım ki yok Allah'tan başkasına yakınlık." Necip Fazıl Kısakürek instagram.com/hatice.bozkurt....
Sığınıyoruz Beyler
Susarak gözetilemez Allah'ın rızası Ben bunlarla uğraşırım siz sevip sevilirken Nabzımdan selam getirdim size bir aşık olarak Çocukların olmadığı yerleri de bombalar mıymış zalimler? (Muhammed Enis Özel'in "Sığınıyoruz Beyler" şiirinden) Yedi İklim Dergisi, Mayıs 2016, sayı 314
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İç mekânda okuma köşeleri
Kitap okumak için elbette mekân-zaman kıstasımız yoktur. Yani genelde :) Ama bazen bazı mekânlar için iç geçirir ve "Şöyle bir köşede ne güzel kitap okunurdu." deriz. İç mekâna dair böyle birkaç önerinin bulunduğu bu panoyu belki görmek istersiniz :) tr.pinterest.com/hatiicebzkrt/in...
Toprak mı sadece?
Burada/başka yerlerde bazı söylemlere denk geliyorum. Bu konuların burada ne kadar anlam ifade ettiğini kestiremiyorum ama sabah sabah kısır bir diyaloğu daha görünce yazmak istedim. Türkiye'nin içinde bulunduğu durum, bir toprak için insanlarını öldürmek olarak algılanmış kimilerince; savaş kötüdür, çiçekler dağıtalım.. vs. Bunlar hümanizmi aşan tavırlar; pembe gözlüğü değil üç maymunu hatırlatıyor. Kimisi de türklük, kürtlük, ırkçılık olayına girmiş. Hala bunlar konuşulabiliyor bu zamanda, orası ayrı, bir de bunun üzerinden iç parçalanmaya, hedef yanıltmaya destek çıkılıyor. Aslında olan şu ki, Türkiye yüzlerce yıl geriye götürülmek isteniyor -belki bin yıl- ve bunun için bazı maşalar/kuklalar kullanılıyor. Bunlar tabi ki sonrasında bez gibi kenara atılacaklarını göremiyorlar, kendilerince kutlu bir hedefe gidiyorlar. Ve bu sadece Türkiye'de yaşayanları değil, Türkiye'de yaşamayanları da ilgilendiriyor. Bu halde iken bu topraklarda güven içinde olan kişiler intihar girişimlerinde bulunuyor, farkında bile değiller. Türkiye o bölgedeki bilmem kaç terörist ile savaşmıyor; Batı'nın çirkin yüzü ile savaşıyor, kuklaları ile savaşıyor, emperyalizme-siyonizme-maskelere karşı savaşıyor, namusunu korumak için, hafızasını kaybetmemek için, yerlisi-yabancısı-mültecisi için, 'Türkiye' ismini duyunca sınırların kilometrelerce ötesinde yüzü gülen insanlar için savaşıyor. Üzülerek söylüyorum ki tarihin silinmesi ile karşı karşıyayız. Halimiz seferberliği gerektirirken neler konuşuluyor. Hedef toprak parçası değil, hedef toprağın taşıdıkları; yani kültürü, inancı, bilimi, gücü, ayakta duruşu, bu topraklarda yaşayanların benlikleri, buraya sığınmışların umutları... Zaten içten içe ruhunu delik deşik ettileri yerlerin resmiyette bitişi için bu çaba. Afedersiniz "Özgürlük"
Kayıtsızlık nedir, ne değildir?
"Kayıtsızlık, bir yok etme çabasıdır." ..diyor Murat Menteş bir karakterin dili ile, Dublörün Dilemması'nda, sayfa 22'de. 'Kayıtsızlık' tek birşey değildir ki. Bazen sadece gerçekleri görmek için bekleyiştir ya da öz-ikna çabası esnasında sessizce çırpınış. Tabi bazen kaybetmeye sebeptir; mealen yok etmek denebilir ama bunun çabası olduğunu söyleyemeyiz. Hatta 'var etme umudu' olduğuna rastgelmişliğim çoktur. Bağlamına göre zulmetmek de olabilir, mesela bir adaletsizlik vakti yapılırsa. Hakareti ifade etmişliği de var, saygı duruşu olmuşluğu da. Ve kimisinde acıtır, incitir ama 'elden ne gelir ki' dedirtir. Velhasıl benim gördüğüm şu ki; 'kayıtsızlık' yerine göre çok şeydir; 'yok etme çabası' ise belki de en zor olduğu şeylerdendir.