hatiice

hatiice
@bzkrthatiice
"Neye yaklaşsam sonu uzaklık ve kırgınlık, anladım ki yok Allah'tan başkasına yakınlık." Necip Fazıl Kısakürek instagram.com/hatice.bozkurt....
Tahıllardan mahrum bir şekilde çöllerde yaşayanların bedenleri ve ahlaklarının, ziraata elverişli olan yerlerde bolluk içinde yaşayanlardan daha iyi olduğu görülüyor. Evet, onların renkleri daha canlı, bedenleri daha iri, şekilleri daha mükemmel ve güzel, ahlakları aşırılıklardan uzak ve ilimleri anlayıp kavrama noktasında akılları daha parlak ve keskindir. Bu, bütün kavimler için gözlemsel tecrübenin şahitlik ettiği bir durumdur. Çünkü çok fazla ve karışık gıda almak, vücutta kötü kokulara ve atıklara neden olur. Bunun sonucunda vücut dengesiz olarak gelişir ve şişmanlıktan dolayı renk perişan ve şekil görünür. Bu gıdaların beyne gitmesiyle aklın ve düşüncenin üzeri örtülür ve bunun sonucunda anlayışsız, gaflet ve genel olarak bütün iyi hallerden sapma baş gösterir. Bu durum hayvanların karşılaştırılmasıyla da anlaşılabilir. Çöllerde bir kurak yerlerde yaşayan hayvanlar derilerinin parlaklığı şekillerinin güzelliği uzuvlarının orantılılığı ve anlayışlarının keskinliği ile diğerlerinden çok farklıdır. Oysa ceylan keçinin, zürafa devenin, yaban eşeği ise sığırın kardeşidir. Ancak aralarında çok fark vardır. İnsanlar içinde aynı şey geçerlidir. Her türlü meyve, sebze ve ürünün bulunduğu verimli yerlerde bolluk içinde yaşayan insanların genelde kıt anlayışlı ve kaba cisimli kişiler olduklarını görüyoruz. Şehirde yaşayıp ölçü yiyenler, kırsalda yaşayıp ölçüsüz yiyenlerden daha zariftir. Diğer taraftan bedevilerden ve şehirlilerden lüks ve bolluk içinde yaşayanlar, kıtlık ve açlıkla karşı karşıya kaldıklarında, başkalarına göre daha çabuk ölürler. Dolayısıyla açlıktan ölenleri, açlık değil, daha önce alışkın oldukları tokluk öldürmektedir. Bil ki, güç yetirilebiliyorsa açlık veya az yemek vücut için her açıdan, çok yemekten daha sağlıklıdır.
Sayfa 125 - Marmara Belediyeler Birliği Kültür Yayınları, 1. Cilt·Kitabı okuyor
Yaşam
Reklam
Gerçek aşktan mutlu evlilikler doğar
Gerçek Aşkın gözü büsbütün de kör değildir. O pek çok güzellikleri gördüğü gibi birçok kusurları da gözden kaçırmaz. Kulun kusursuz olmayacağını da asla hatırından çıkarmaz. Mesela erkeğin sigara içmesi kadının hiçbir zaman hoşuna gitmeyebilir; kadının söz verdiğini yapmayışı erkeğin canını sıkabilir. Fakat bütün bunlara rağmen eşler birbirlerine değer vermekten vazgeçmez. Öyle anlaşırlar ki beraber oldukları zaman yalnız oldukları zamankinden çok daha iyi bir hayat sürdüklerini anlamışlardır. Hiçbir aşk bir ağacın büyümesi gibi düpedüz olmaz. Zaman zaman pürüzlerle karşılaşır fakat aşk sanatı odur ki güzelliklerle karşılaşıncaya kadar pek çok çileler kahırlar çekilsin; sabredilsin. Gerçek aşk gün geçtikçe değerinden bir şey kaybetmez aksine yıllar ilerledikçe şiddetlenir, artar. Aşkın bizzat kendisi sevmeyi öğretir zamanla. Gerçekten sevilen bir şeyin sevgisi ise asla kaybolmaz. Onun tesiri daima kalır.
Sayfa 27 - Foliant Yayınevi·Kitabı okuyor
Aile - Evlilik
Biriyle konuşurken hangi duyguların içinde olduğunuzun farkında değilseniz ya da neden o duyguları hissettiğinizi bilmiyorsanız, o iletişimde ne düşündüğünüzü ve ne hissettiğinizi karşı tarafa aktarma olasılığınız yoktur.
Sayfa 221 - Destek Yayınevi·Kitabı okudu
Yaşam
İkinci Evlilik
İkinci evlilik genel olarak ilkinden daha zordur. İlk evlilikte yemek masasında hayaletler yoktur, ilk evlilikten olan çocukların da bulunduğu ikinci evlilikte ise ilk evlilikten olan eşler de hayalet olarak yemek masasındadırlar.
Sayfa 146 - Destek Yayınevi·Kitabı okudu
Aile - Evlilik
Dondurulmuş ya da bastırılmış Yas
Yasın yeterince yaşanmamış olması obezite ve yeme bozukluklarına neden olabilir. "Her yağ hücresi dökülmemiş bir göz yaşından ibarettir." Bu durumlarda diyetten çok, kayıpların kabulü, yasın sağlıklı yaşanması yeme davranışını kesebilir.
Sayfa 143 - Destek Yayınevi·Kitabı okudu
Yaşam
Reklam