Aklım eski izlerde şimdi [S.16]
Belki 3 4 kere okuduğum bir şiir kitabıdır. En çok sevdiğim...
Her elime aldığımda aynı heyecan ve haz...
Her satırında daha önceden okumamış gibi yeni mânalar bulurdum
Ufkumu her seferinde bilmediğim dehlizlerde uyandırdı
Şiir gibi adamların şiir edebiyat kitabı..
En sevdiğim şair ve şiirdir A.C.Z ve günümüzde görmeye hasret kaldığımız dostlukları.
En az kitabı kadar dizisine de aşığım. Ne zaman kitabı elime alsam diziye de kesit kesit bakarım her okuduğum şiir satırlarında o fon arka da muhakkak çalar.
...7 Güzel Adam...yolumuz yine denk düşecek biliyorum. Çünkü ben sizden geçemiyorum.
Yedi Güzel Adam
Tatilde biten kitaplardan ilki.Kolay okunan ,akici bir kitap .Erkek egemen dünyada bir kadının görünür ,mutlu ve var olmak icin yaratıcı zekasıyla oluşturduğu olaylar örgüsü
Boşluğun GüncesiEmi Yagi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025226 okunma
Boşluğun Güncesi, iş yerinde sürekli kendi işi dışındaki angarya işlerin de verildiği tek kadın çalışan olan Shibata hakkında. Karakterimiz de, bu ayrımcılığa son vermek ve saygı görmek için (aslında olmadığına rağmen) hamile olduğunu söyler.
Ve bundan sonra iş yerindekilerden başlayarak, toplumdaki bazı değişiklikleri ve farklı yaklaşımları fark eder. Kitap bütün ‘gebelik’ dönemini hafta hafta anlatıyor. Nasıl takip uygulaması kullandığını, karın bölgesini doldurduğunu vs. anlatırken aynı zamanda da bazı toplumsal sorunlar üzerine de odaklanılmış: aslında toplumda ne kadar yalnız olduğumuzu, ailedeki cinsiyet normları, ebeveynler arasındaki ‘yük’ eşitsizliğini, ve işyerlerindeki kadının ayrımcılığı… Shibata ise bu süreç boyunca yani ‘hamile olduğu’ bu dönem, ona bu toplumsal beklentilerden bir kaçış ve kendi varlığını fark etmesine ve yeniden tanımlaması için ilginç fırsat sunuyor.
Kitap, her zaman okuduğumuz ve yüzlerce çözümü aranan cinsiyetçilikle farklı ve beklenmedik bir yöntemle başa çıkmaya çalışmış. Romanın ana teması olarak işlenen ‘boşluk’, ironik bir şekilde Shibata için bir özgürlük alanı yaratıyor. Toplumsal beklentiler, iş arkadaşları ve hatta kendi iç sesi tarafından sıkıştırılmışken, sahte hamileliği ona yeni bir kimlik, daha önce sahip olamadığı bir saygı ve özgüven kazandırıyor. Bu durum da toplumsal yalnızlığın ve dışlanmışlığın, kişinin kendi gerçekliğini yaratmasına nasıl yol açabileceğine dair absürt gelse de bir noktadan sonra melankolik gelen bir bakış açısı sunuyor.
Shibata’nın çalıştığı şirketteki görev tanımı belirsiz. Çünkü bazılarına göre ‘o sadece bir kadın çalışan’. Müşteri ilişkilerine de koşturabilir, toplantıdaki kahveleri yapıp fincanları da yıkayabilir. Ama artık bu durumdan sıkıldı Shibata, bir şey yapmalı… Mesela hamile kalmalı?
.
Toplumsal cinsiyet rollerinden yola çıkıp kadınlık durumlarına (özellikle hamilelik dönüşümleri üzerinden) değiniyor genç yazar Emi Yagi. Büyük cümleler, keskin eleştiriler yok aslında. Sadece içinde bulunduğu durumu değiştirmeye çalışan bir kahramanımız var, yaptıkları bize mantıklı gelmese de onu anlayabiliyoruz. Belki de mantıklı olmayan düzene başka türlü bir başkaldırı olmayacağını biliyoruz da tüm bu olanları anlamlandırabiliyoruz.
.
Anne bebek uygulaması, işyerindeki diyaloglar gibi ufak ama çok gerçekçi detaylarla sevdiğim-bir çırpıda okuduğum kitaplardan oldu Boşluğun Güncesi.
.
Ali Volkan Erdemir çevirisiyle~
Boşluğun GüncesiEmi Yagi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025226 okunma
Uzakdoğu topraklarında bir kadının yalnızlığına ortak olmaya var mısınız?
Modern bir dünyada yanlız ve bekar bir kadının yaşadığı sıkıntıları sade bir dille anlatılmasına ve su gibi bir çeviriyle dilimize kazandıran çevirmenimiz "Ali Volkan Erdemir" beyefendiye selam olsun.
Dünya'nın neresinde olursanız olun kadın aynı kadın. Sorunları aynı sorunlar...Sadece hükümetin sağladığı bazı ayrıcalıklar var ve bu ayrıcalıkları kullanmak istediği için tek kadın olarak çalıştığı ofiste hamile olduğunu söylemesiyle beraber bütün kolaylıklar altın tepside önüne sunulur.
İşten erken çıkmak, görevi olmayan ( kargoları dağıtmak, ofisi toparlamak, bulaşıkları yıkamak gibi) sorumlulukları yerine getirmemek de daha insani bir yaşam koşulu sunar ona ve bundan memnun olur.
İş hayatının ve ailenin çalışan kadınlara dayattığı sorumluluklar ve iş yükleri belli bir zaman sonra insanları bunaltıyor demek ki. Bu yollara başvurmak zorunda kalıyorlar ne acı ki...
Eserin teması yalnızlıktı. Kısa sürede okudum. Kısa bir metin olmasına rağmen çok etkileyici buldum. Özellikle kadınların okuması gerektiğini düşünüyorum.
Sevgiler.
BOŞLUĞUN GÜNCESİ#okudumbitti
Japon yazar#emiyagi ye 2020 Osamu Dazai ödülünü kazandıran #boşluğungüncesi hayal ile gerçeğin iç içe geçtiği nahif bir kitaptı…
Erkek ağırlıklı bir iş ortamında çalışan 30 ‘lu yaşlardaki kadın ofis ortamında kendi işi dışında farklı işleri de yapmak zorunda kalınca “hamile”yim yalanını uydurur…Hamileliğin verdiği rahatlık ve özgürlük hoşuna gidince bu yalana kendi de inanmaya başlar ve okuyanı da içine çeken hamilelik güncesinin serüveni start alır…
Yalnızlığın içinde boğuşan bir genç kadının hayatta varolması üzerine kurgulanan,Japon kültürünün de puslu bir şekilde okuyucuya yansıtıldığı güzel bir kitaptı…
Kadın olmanın,anne olmanın,hamileliğin süreçleri üzerine ince ince değinen bu güzel kitabı tavsiye ederim…Ben severek okudum…