İdil

İdil
Yazıyor, kendi halinde.
10/10
·481 syf.··
2022 19. kitabı
Bu kitabı okurken aklımdan hiç çıkmayan bazı sözler vardı. Bunlardan Johann Wolfgang von Goethe'nin sözlerinden birini de buraya eklemek isterim: “3000 yıllık geçmişinin hesabını yapamayan insan günübirlik yaşayan insandır.” İnsanlık tarihi, milletlerin tarihi, kendi milletlerimizin tarihi pek çoğumuz için ne kadar antika, ne kadar sıkıcı gelir. Oysa ki bugün yaşadığımız herhangi bir durumun sebebi bir asır öncesine de ait olabilir, birkaç asır öncesine de. Livaneli bu eserinde insanın, tarihini insanlık adına bilmesinin önemini bir kez daha hatırlatıyor. Kurgu ve gerçekliğin -bana göre- harika bir şekilde harmanlandığı bu kitabı herkesin okumasını tavsiye ederim. Çünkü kitabın kapağında da Talât Halman'ın dediği gibi, “Okurlarını büyülüyor.” Büyütüyor da diyebiliriz...
Edebiyat
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,9bin okunma
Reklam
Puan vermedi·140 syf.··
2021 6. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2021 13:56
Katledilen ve şiddet mağduru bütün kadınlara… Kitabın ilk sayfasında yazan cümle, gerçekten de katledilen bir kadının hikayesi de var içinde. 12 farklı hikaye, 12 farklı hayatı ele alıyor oldukça yalın bir anlatım ile. Hikayelerin mekanları, karakterleri, zamanları farklı belki de ama bir ortak noktaları var. Hepsi hayatın içinden. Dün ya da bugün duyduğumuz, yarın duyacağımız herhangi bir haberle bile aralarında bir benzerlik kurulabilir. Betimleme açısından yazarın "Devran" kitabı gibi bu eseri de oldukça başarılıydı. Süslü sözlere de kafa karıştıracak ifadelere de yer verilmemişti. Okurken karmaşık duygular hissettiğim bir kitap olduğunu da söylemeliyim. Kimi sayfaları yüze yayılan tatlı bir tebessümle, kimi sayfaları gözünüzden akan yaşlarla okuyacağınız bir eser olmuş diyebilirim. İçlerinden en çok etkilendiğim öyküler kitaba adını veren "Seher" ve yaşamımızda kalabalıklar içinde yalnızlaşmamızı anlatan "Tarih Kadar Yalnız" oldu. Namus adı altında katledilen kadınlar, zorluklardan gelen ve başarı hikayeleri yazan insanlar, tutkulu aşklar, yarım kalan sevdalar ve daha nicesi. Yazarın siyasetçi kimliğini bir kenara bırakarak bu eserine de diğer kitapları gibi her okurun bir şans vermesini umut ediyor ve son olarak kitabın arka kapağına da koyulan, her cümlesine katıldığım Zülfü Livaneli'nin düşüncelerini aktararak eleştiriyi sonlandırmak istiyorum. “Siyaset ve sanat disiplinleri birbirine benzemez. Siyaset; doğru zamanda siyasi açıdan doğru olanı söylemek ve gerçek düşünceleri saklamak ilkesine sahipken, sanatçı deyim yerindeyse yüreğini kazıyarak en gizli duygularını en büyük kitleyle paylaşmaya koşullanmıştır. Bu açıdan Selahattin Demirtaş'ın değerli öykülerini özel bir yere koymamız gerekir diye düşünüyorum. Acılar karşısında duyarlı bir yüreğin çığlığını
SeherSelahattin Demirtaş · Dipnot Yayınları · 201712,7bin okunma
Puan vermedi·138 syf.··
2021 5. kitabı
Bu kitabın incelemesini yazarken takipçi sayımda olacak değişikliği göze alıyorum fakat bundan dolayı derin bir üzüntü yaşadığımın da altını çizmek istiyorum. Sanat ve siyaset, ikisi birbirinden farklı şeyler ve böyle bakılmalı. Yazarın tüm siyasetçi kimliğini bir kenara bırakıp kitabı, kitaptaki öykülerin okuyucuda hissettirdiği o burukluğu -ki karşı taraf okurken insani duygular ve vicdanını hissedebiliyorsa kanaatimce o başarılı bir kitaptır- konuşmak gerekir diye düşünüyorum. Kitap kısa öykülerden oluşuyor, hepsi çok dokunaklı. Her birinde öykünün geçtiği yer, kişilerin görünüşleri ve zaman gözünüzde canlanıyor. Betimleme açısından da gerçekten çok başarılıydı. İçlerinden beni en çok etkileyen kitaba adını veren Devran'ın hikayesi. Okumayı düşünenler için spoiler vermek istemem ama gerçekten bu kitaba hangi görüşten olursa olsun her okurun bir şans vermesini dilerim.
DevranSelahattin Demirtaş · İletişim Yayınları · 20199,9bin okunma