nightwalker

nightwalker
@c_esra_a
herkes gibi, herkes kadar... bir hayalim var: "karışık beynimden kuruşuk kalp cümleleri" diyelim biz ona.
Mayıslara not...
"Hayatın tek amacı, ölünceye kadar yaşamak." Gündüz Vassaf
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
mayıslardan 13, günlerden çarşamba, yıllardan biri..
kuş sesleri inşaat seslerine karışıyor, bir yandan çim biçme makinesinin uğultusu, daha derinlerden gelen hafif bir müzik...mavi ve yeşilin içinde birden bire şimdi fıskıyeler açılıyor su sesleri de dahil oluyor bu görüntülü ama bir o kadar da eğlenceli senfoniye... burna gelen toprak kokusu örümcek adamdan bağımsız bir şekilde güçleniyor, suyun coskusuyla.. yürürken gelip geçilen her yol, her zaman aynı değil gibi..hafiften bir esinti saçları savuracak kadar..sonra, tik tak, tik tak...zaman saatte durduğu gibi durmuyor...çok garip his his ve düşünce çörekleniyor birden bire...zamanın başlangıcından beri sıfırlanmayan bir saat olsa ve onun içinde yaşansaydı ki onun adına kısmen takvim de denebilir? yok, öyle değil, bu tam olarak öyle değil...o saati düşününce birdenbire gelen ürpertiyi etrafta uçuşan sinekcikler ve bir kadının "ne alaka şimdi" dedirten topuk sesleri alıp götürüyor...
Benden içeri bir beni ararken
youtu.be/xh8ISuo6brQ?si=... Keşif, keşefe: Arapça Kökenli (Fiil):Anlamı: Açığa çıkardı, meydana çıkardı, kaldırdı, giderdi. Kullanımı: Arapça \(k-ş-f\) (كشف) kökünden gelen "keşefe", genellikle bir şeyi üzerindeki örtüyü kaldırarak açığa çıkarmak veya bir sıkıntıyı/zararı gidermek anlamında kullanılır. Böyle sorarak devam ediyor Sinan Hoca; Bizi ne örtüyor, isim, ünvan, inanç, aidiyetler???
Huzursuzdan / İnsan, karşılaşmada vuku bulur
- Herkesin hikayesinde kendimizi, kendi hikayemizde herkesi fark ederiz. - Dostoyevski, hiç olmazsa tek bir insanla, sanki kendi kendineymiş gibi her şeyi konuşabilmeyi isterdi. Çoğumuz bir başımızayken bile kendimize karşı dürüst olamıyoruz. - Derin sohbetleri özleriz; ama onu sanki hayatımızın aşkını bekler gibi bekleriz. Öyle biri gelecek ki mükemmel bir eşleşme olacak, konuşma kendiliğinden akacak… Ve basit bir sohbet arzusu, ütopyaya dönüşür. - Derinlemesine konuşacak insan mı yok, yoksa yeteneğimizi mi kaybediyoruz?
bu da mayıs
neşesi içinden taşacak kadar coşkun, gözleri yıldızlarla yarışıyor parlamak konusunda doğmamış henüz, doğmasın da diyor içten taa derinlerden gelen o garip ses.. karın gurultusu mu, kulak uğultusu mu, yoksa sadece bungun bir havanın arkadaşı iç sıkıntısı mı? günler günlerin ardından ve onları kovalayan yıldızlı gökyüzü ve derin mi derin iç hüzün.. iç huzur bir bebeğin kalbinde uykuydayken diğer her ne duygu varsa -ki çoğu artık anlamsız olan- kaskatı, eskimiş ve solmuş, fersiz topraklar gibi yüzünde... sıra sıra dizilen, anlam ve bütünlükten uzak kelimeler zihnine hücum ederken, susmayacak bu zihin okkalı bir küfür hak etmiyor mu... bitsin diye dakikaları saydığı, güneşin gidişini dört gözle beklediği bir gün daha...günlerden bir gün daha...