kuş sesleri inşaat seslerine karışıyor, bir yandan çim biçme makinesinin uğultusu, daha derinlerden gelen hafif bir müzik...mavi ve yeşilin içinde birden bire şimdi fıskıyeler açılıyor su sesleri de dahil oluyor bu görüntülü ama bir o kadar da eğlenceli senfoniye...
burna gelen toprak kokusu örümcek adamdan bağımsız bir şekilde güçleniyor, suyun coskusuyla..
yürürken gelip geçilen her yol, her zaman aynı değil gibi..hafiften bir esinti saçları savuracak kadar..sonra, tik tak, tik tak...zaman saatte durduğu gibi durmuyor...çok garip his his ve düşünce çörekleniyor birden bire...zamanın başlangıcından beri sıfırlanmayan bir saat olsa ve onun içinde yaşansaydı ki onun adına kısmen takvim de denebilir? yok, öyle değil, bu tam olarak öyle değil...o saati düşününce birdenbire gelen ürpertiyi etrafta uçuşan sinekcikler ve bir kadının "ne alaka şimdi" dedirten topuk sesleri alıp götürüyor...
kuş sesleri inşaat seslerine karışıyor, bir yandan çim biçme makinesinin uğultusu, daha derinlerden gelen hafif bir müzik...mavi ve yeşilin içinde birden bire şimdi fıskıyeler açılıyor su sesleri de dahil oluyor bu görüntülü ama bir o kadar da eğlenceli senfoniye...
burna gelen toprak kokusu örümcek adamdan bağımsız bir şekilde güçleniyor, suyun coskusuyla..
yürürken gelip geçilen her yol, her zaman aynı değil gibi..hafiften bir esinti saçları savuracak kadar..sonra, tik tak, tik tak...zaman saatte durduğu gibi durmuyor...çok garip his his ve düşünce çörekleniyor birden bire...zamanın başlangıcından beri sıfırlanmayan bir saat olsa ve onun içinde yaşansaydı ki onun adına kısmen takvim de denebilir? yok, öyle değil, bu tam olarak öyle değil...o saati düşününce birdenbire gelen ürpertiyi etrafta uçuşan sinekcikler ve bir kadının "ne alaka şimdi" dedirten topuk sesleri alıp götürüyor...
kuş sesleri inşaat seslerine karışıyor, bir yandan çim biçme makinesinin uğultusu, daha derinlerden gelen hafif bir müzik...mavi ve yeşilin içinde birden bire şimdi fıskıyeler açılıyor su sesleri de dahil oluyor bu görüntülü ama bir o kadar da eğlenceli senfoniye...
burna gelen toprak kokusu örümcek adamdan bağımsız bir şekilde güçleniyor, suyun coskusuyla..
yürürken gelip geçilen her yol, her zaman aynı değil gibi..hafiften bir esinti saçları savuracak kadar..sonra, tik tak, tik tak...zaman saatte durduğu gibi durmuyor...çok garip his his ve düşünce çörekleniyor birden bire...zamanın başlangıcından beri sıfırlanmayan bir saat olsa ve onun içinde yaşansaydı ki onun adına kısmen takvim de denebilir? yok, öyle değil, bu tam olarak öyle değil...o saati düşününce birdenbire gelen ürpertiyi etrafta uçuşan sinekcikler ve bir kadının "ne alaka şimdi" dedirten topuk sesleri alıp götürüyor...