ameliyathanenin sinsi krizi (MH)
ameliyathane dersime çalışırken az sayfalı slaytı var okuyup geçerim dediğim hem merakımdan hemde karmaşık olmasından dolayı saatlerimi verdiğim bu yoğun emeğimden dolayı konuyu unutmamak ,belki meraklısı olan okurlar için de geçerli, buraya kaydetmek istedim. buna bi tık ağırlık vermiştim anlamıyorum diye sonra çok mu çalıştım acaba bi an sormaz diye geçti aklımdan da sınavda şükürler olsun en çok bu konudan sormuştu hocamız. malign hipertermi, genel anestezi sırasında veya sonrasında ortaya çıkabilen, genetik geçişli ve hayatı tehdit eden bir durumdur. ilk kez 1960'da Avustralya'da, bir gencin ailesinden 10 kişinin anestezi sırası ve sonrasında hipertermi sonucu ölmesi üzerine tanımlanmıştır uçucu anestezik ajan (Örn:Halothane, Enflurane, İsoflurane, Desflurane, Sevoflurane) ve kas gevşetişi olarak kullanılan suksamethonium indüksiyonundan sonra, kas dokusunda gelişen akut hipermetabolik bir durumla karakterize nadir bir farmakogenetik hastalıktır. uyaran ortadan kalktığında bile geriye dönüşümsüz bir ilerleme gösterebildiği için MALİGN (kötü huylu) olarak adlandırılmıştır. ölümcül bir anestezi komplikasyonudur bazı kişilerde belirli anestezi ilaçları kas hücrelerinin normal çalışmasını bozar (gizli sarkoplazmik retikulumun üzerinde bulunan kalsiyum salınımında rol alan ryr1 dediğimiz kodun çılgınlar gibi ca salmasından dolayı meydana gelir.) kasların içindeki kalsiyum kontrolsüz şekilde salınır ve kaslar sürekli kasılmaya başlar. kaslar durmadan çalıştığı için vücut çok fazla oksijen tüketir, fazla karbondioksit üretir ve aşırı miktarda ısı ortaya çıkar.(bu yanan sobaya her defasında odun atmaya benzer soba vücutsa odun onun oksijen ve enerji tüketimi olur, her odun atıldığında ateş harlanır dumanı çıkar (şiddetli karbondioksit patlaması) ve sobanın zarar
Sağlık
Osiris, Güneş Tanrısı Ra'nın Diski'ni tutan Djed Sütunu olarak, Isis ve Neftys ile çevrili Hayatı temsil eden bir ankh sembolü tarafından destekleniyor. Babunlar Ra'yı övüyor (Büyü 15 ve 16): • Büyü 15a2.3: "Ona hayran olun babunlar, "maşallah size" deyin • Büyü 15a4.2: Çığlık atan babunlar sana tapıyor; Horizon Sakinleri'niç koltuklarında oturanlar seni neşelendiriyor... Mısır Ölüler Kitabı, Ani Papirüsü. Yeni Krallık, 19. Hanedan, ca. MÖ 1250. Şimdi British Museum'da.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kitap
Bi kitap alıntısından okumuşdum; Keşke insan kitap olsada okusam, hoşuma gitmese yarıda kesib bıraksam... Bir kitapta ise şöyle okumuştum; Her İnsan okunmamış bir kitap gibidir... İnsanlar kitaplar gibidir... Yeni biri ile konuşursun, -Yeni bir kitap almak gibi... Tanış olursunuz - Okursun... Günler geçer- sayılar sayfalar gibi... Kimi de sayılar artık'ca kitapı sevmeye başlarsın, Sevdikce kendini de keşfetmeye başlarsın, ve içten içe kitaba doyumsuz bir sevgin oluşur, Adeta sarar seni onu okumak... Eyer kitapı sevmezseniz ve ya sarmazsa, Gider gelir elinize alırsınız, sevmeye çalışırsınız, ilginizi çeken bir şeyin olmasını istersiniz, Bakar yine gelsin geriye bırakırsın, Ve sonda kitapı bırakırsın... Ve o sırada başka kitaplar gözüne sataşır... Ama, O kitapı yarıda bırakdığın için de bir gün eline alacağınıda bilirsin. İnsanlarda aynen böyle ! Anlayana~ Nasıl olsa hep orda diye, ardında koyanlara...
( MARMARA DENİZ SURLARI, KAPILAR VE SAVUNMA KULELERİ.) Bir zamanlar 36 kapısı ve 103 kulesi olan Propontis (Marmara) üzerindeki Deniz Duvarı, Mermer Kule'den Aziz Barbara Kapısı'na (artık mevcut değil, Sarayburnu civarında) kadar yaklaşık 8,5 kilometre uzunluğundaydı. Kara duvarının tamamlanmasının ardından, Vali Cyrus Panopolites 439 yılında Marmara boyunca duvarlar inşa etti. Notitia Urbis Constantinopolitanae'de bahsedilen 5. yüzyıldan kalma Marina Evi ( Domum nobilissimae Marinae ), 27. Kule yakınlarındaki kemerli açıklıklardan da anlaşıldığı üzere, Marmara Duvarı'nın bir parçası olarak günümüze kadar ulaşmıştır. Birkaç mimari evreye sahip olan Boukoleon Sarayı da Marmara Duvarı boyunca yer almaktadır. Marmara Duvarı, depremler ve fırtınalar nedeniyle sık sık onarıma ihtiyaç duyuyordu ve bu durum genellikle yazıtlarla anılıyordu. 447 yılında meydana gelen bir depremin ardından, vali Constantinus duvarı onardı. Yenikapı'da kayıp bir yazıtta anlatıldığı gibi. Muhtemelen 557/558 depreminde tekrar hasar görmüştür. Marmara surları, 717'deki ikinci Arap saldırısına hazırlık olarak II. Anastasius tarafından güçlendirilmiştir. 764'te bir buzdağı Mangana çevresindeki surların bir bölümüne zarar vermiştir. Araplardan gelen sürekli tehditler ve gaspçı Thomas'ın 821-823 yılları arasında şehri kuşatması, muhtemelen Teofilus'u (829-842) Marmara surlarını genişletmeye yöneltmiştir. Çok sayıda yazıtta belirtildiği gibi, onun döneminde akropolün etrafına birkaç kule inşa edilmiştir. Surların onarımı III. Mihail'in (842-867) saltanatı boyunca devam etmiştir. Kontoskalion Limanı'ndaki bir kulede bulunan kayıp bir yazıta göre, Marmara surlarının bazı bölümleri VI. Leo'nun (886-912) saltanatı sırasında onarılmıştır. 16 numaralı kuledeki bir yazıtta VI. Leo ve kardeşi İskender'in
Bir de diyorsun ki ne var sözlerimde. Var başka senden sözlerine kendini katan? Kendin diyecek de sensin olmaz diye(cek) ne kendinde ne sözlerinde. Ne sanırsın bu sözleri? Âlâ-tur-ca, ala-ca, al al. Bu tur, burnumun bi deliğinden giren diğerinden çıkıyor. Çıkıyor da yollar hep ötekine sanki. Kendi yuttuğunu tüküren. Demek midesi kaldırıyor. O filmi bilmiyorum, seyretmedim \ Yine o filmdim, seyredilmedim. Faruk'un sonu. Kuraf bir tadı var yok. Gökler sahneleniyor, gözler perdeleniyor ama. 7 kat gök 7 kat renk hiç görülmemiş bilinmemiş, gök gök gibi bilinmemiş. Bilenmiş gururuna gurultural gürültülü buralar. Ah, ah kere ah. Hiçbir söz yok. Hiçbir söz yok. Hiçbir göz, gözlerden bahsetmek bir kıyak, hiçbir göz, yok ki hiçbir söz. Söylenmeyecek. Sözler değil mi söylenmeyecek.!.!.! ?.? Komik bir komiklik yaplıyor işte var yok. Var yok var yok diyorum, yuvarlak :) Çok eğlenceli değil mi ağlamak? Sözlerin diyordum, hani kendin diyorum kendime var yoklanmadan, desem şimdi ne, ne desem söylesene. dayılanmasını bilmeyen bir ayı var. Ayı desem Ay mı, nesini görsem söylesene? Gözlerine bakmadan nesini görsem? Sözlerin mi gözlerin mi? Yine bir heyecan, sonradan çok utanan ama heyecan işte canım, o zaten bende çokça yüzsüz duran. Hay gidi gidi avuçlar. Avuç avuç dualar, üzerine gökten inen topkrak içinde. NE YA NE? ne oluyor canım? Ne neyin derdi, ne ne zaman neyin derdi? Geldin mi şimdi? Bir yırtım içim. Kaynasın dursun, bana ne? Gel ne. Gel. Gelin. Ne. Neler neler. Susuz bir gök. Ha ama kurumuş mavisi, o ne üzerimde mi içimde mi , , ,. , Ya bu ne palavra , , hayat par(a)v(a)nı, vanalar kapalı, yahu ne komik, ku ku ku. ama hayır, günlerden bugün ki! Günlerden bugünlere bugünlerde, neler neler - sadece sessiz. So kaak lar mı:D sokaklar , ayvaz aymaz ayyyaş avanak sokaklar. Üzerine
Çâ çâk-i sine versün mevce-i gamdan haber Zahm-i humpaş-i derunüm inkisarım söylesün