Çağla Eren

Çağla Eren
@caglaeren12
Edebiyata ilgi duyan ve bu konuda kendimi geliştirmek isteyen bir psikoloji öğrencisiyim.
öğrenci
Üniversite
İstanbul, 28 Aralık
44 okur puanı
Kasım 2021 tarihinde katıldı
Bir Feminist Ütopya
Puan vermedi·216 syf.··
2026 7. kitabı
Hikaye 3 Amerikalı adamın çıktıları seyahatte sadece kadınların yaşadığı bir ülke olan "Kadınlar ÜlkesiKadınlar Ülkesi "ni öğrenmeleri ve oraya ulaşabilmek için çıktıkları macera ile başlıyor. Terry, Jeff, ve Van bu ülkede bir süre tutsak kaldıktan sonra onların dillerini öğreniyorlar, birlikte kültürel etkileşimde bulunmaya başlıyorlar. Uzun süre önce gerçekleşen bir savaşta tüm erkekler ölünce bu kadınlar kendi kendilerine üremeye başlıyorlar; bu ülkede ne cinsellik var, ne hırs, ne de vahşet. Sadece bilge kadınlar, büyük bir iş bölümü, ve bu kadınların en büyük arzuları olan "annelik" var. Aslında bu kitaba başlarken büyük umutlarım vardı çünkü hem kült bir kitap olması hem de eskiden yazılmış feminist bir eser olması ilgimi çekmişti ancak o beklentiye varamadığını üzülerek söylemem lazım. Başlarda olay örgüsü sürükleyici olduğu için öyle gider sanıyorsunuz ama kitabın çoğu kadınların yaşantısını ve kendilerini öven diyaloglarla geçiyor, yani fazlaca tekrara düşüyor ve ilgi çekiciliğini yitiriyor. Bu kadınların tek amacının annelik olması da bana biraz garip geldi, annelik dışında daha kutsal bir amaçları yok. Çok kadınları özgürleştiren bir bakış açısı gibi gelmedi. Ayrıca hiçbir karakter gelişimi yaşanmıyor, bu üç karakteri ılımlı, az ılımlı ve yobaz olarak tanımlayabiliriz ve hiçbirinde hikayenin başından sonuna bir değişim gözlenmiyor. Erkekler olmayınca cinselliğin kökünün kuruması ve rekabetin olmaması da bana bir acayip geldi. Kitapta bu tüm kadınların kardeş olmasıyla açıklanıyor ama bence bu iki şey de erkeklere bağlı olan özellikler değil. "Kadın kadına olunca kardeş kardeş yazıyoruz"dan öteye geçemedik bu yüzden çünkü kendi aralarında sorunlar yaşayıp çözen bir topluluk yok ortada. Sonuç olarak 200 sayfa kadar kısa bir roman olsa bile biraz zor bitirebildim açıkçası çünkü
Kadınlar Ülkesi
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · İthaki Yayınları · 201819,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Geçmişe hiç saygınız yok mu? Ata annelerinizin düşündüklerine ya da inandıklarına?" "Elbette hayır," dedi. "Neden olsun ki? Onlar çoktan gitti. Ayrıca bizim bildiğimizden daha az şey biliyorlardı. Eğer geçmişimizin ötesine geçememişsek ona layık değilizdir; ve bizleri geçmesi gereken çocuklarımıza da layık olamayız."
Sayfa 161·Kitabı okudu
Kadınlar Ülkesi

Çağla Eren

, bir kitap okudu
Puan vermedi·216 syf.··
2026 7. kitabı
Charlotte Perkins Gilman
7.3/10 · 19,7bin okunma
Nasıl Çoksatan Olduğunu Anlamadığım Kitap
1/10
·296 syf.··
2026 6. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 22:37
Kitabı okumadan önce konusu gerçekten fazlaca ilgimi çekmişti. Romanda ana karakterimiz Nora Seed, pişmanlıklarla dolu bir yaşantı sürerken ve hayatını bitirme girişiminde bulunmuşken kendini Gece Yarısı Kütüphanesi'nde bulur ve kütüphanedeki kitapların her biri eğer bir şeyleri farklı yapsaydı nasıl hayatlar yaşayacağını deneyimlemesine olanak sağlar. Alternatif kararlarımın yaratmış olabileceği hayatlar benim de çokça üzerine düşündüğüm bir konu olduğu için (ve fazla beğeni aldığını gördüğüm bir kitap olduğu için) okumak için heyecanlıydım ama tam bir hayal kırıklığı olduğunu düşünüyorum. İyi bir konu seçimi olması ve insanı sıkmayan bir yapıda olması dışında yapabileceğim pozitif başka bir yorum olmadığı için daha çok eleştirilerimden bahsetmek istiyorum: 1. Tahmin Edilebilirlik Sanmıyorum ki bu kitaba başlayan biri hikayenin nasıl biteceğini ilk satırdan göremesin. Hem hikayenin gidişatı hem de vardığı sonuç aşırı klişe ve öngörülebilirdi, iyi bir edebiyat dili kullanılmamasıyla birleşince gizem unsuru da olmayınca hikayeyi okumanın bir anlamı kalmadı. 2. Kötü Dil Kullanımı Diyaloglar o kadar fabrikasyondu ve doğal değildi ki suçu çeviriye atmak isteyerek kafamda diyalogları İngilizce'ye çevirip çeviride nasıl hatalar olmuş olabileceğini düşünmeye başlamıştım ama sonra fark ettim ki büyük ihtimalle ana dilinde de aynı böyle banal duyuluyor. Bana bu sanki yazar günlük hayatta hiçbir sohbete girmeden doğup büyümüş gibi bir hissiyat verdi. Ayrıca karakterlerin verdikleri tepkiler ve tavırları utanç verici derecede karikatürizeydi. 3. Tembel Yazım Konuşmalar çoğu zaman ana karakter alternatif bir yaşantısına geçtiğinde oradaki bilgi boşluğunun kapatılması için kullanılmıştı ve hiçkimsenin bir soru sorulduğunda şöyle cevaplar verdiğini sanmıyorum: "Aaa canım
Eleştiri
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598bin okunma