Çağla Eren

Çağla Eren
@caglaeren12
Edebiyata ilgi duyan ve bu konuda kendimi geliştirmek isteyen bir psikoloji öğrencisiyim.
öğrenci
Üniversite
İstanbul, 28 Aralık
44 okur puanı
Kasım 2021 tarihinde katıldı
hafızam silinse de bir daha okumasam
2/10
·296 syf.··
2026 1. kitabı
kitabı bitirdikten sonra gökkuşağı kusmuş olabilirim. öylesine yapay bir iyimserlik mevcuttu ki, psikolojim bozulmuş bile olabilir, emin değilim. ne istediğini bilmeyen, birisi ipimi çekse de o tarafa doğru şöyle bir çekilsem diye bekleyen, çekilmeye başladığında da çekeni heveslendirip ardından da hevesini kursağında bırakan baş karakterimiz Nora, bencil ve oldukça da şımarıktır. neredeyse her alanda bir yeteneği olup daha sonrasında saçma sapan bahaneler ile o konuda ilerme kaydetmeyi reddettmiş, kendine has bir hayali dahi olmayan, başkalarının onun için oluşturduğu hayali, kendi hayaliymişcesine sahiplenmeye çalışıp bocalamıştır. bu sırada da ona eşlik edecek şahsiyetleri de yarı yolda bırakıp, sözünden dönününce yediği tripleri ve bozulan arkadaşlıklarını da kendine birer duygu sömürüsü haline getirmiştir. herkeslerin neden bu kadar ayılıp bayıldığını çözememiş olup kendine motivasyon konuşmacı adı veren şarlatanlar tarafından da aşağı yukarı aynı hisleri uyandıracak ucuz bir konuşma dinleyebilirlerdi. kitabı bir başkasından alıp okuduğum ve cebimden para çıkmadığı için gerçekten mutluyum, yoksa kafamı duvarlara vurmam kaçınılmaz olurdu. şahsi fikrime gelecek olursak da: kitaptaki duygular gerçekten yapay, vermek istenilen mesaj fazlasıyla zorlama, sıkıcı ve bir hayli de boştu. elimizdekilerin kıymetini bilmeli, sabırlı olup hayatın bize getireceği güzellikleri beklemeliyiz fikrini tamamen bir fakir avuntusu olarak gördüğümden olsa gerek hayatın insanın yüzüne çarptığı acı gerçekler ile yüzleşmeyi öğrenmek gerek —baş karakter Nora, öğrenmeyi redden otuzlarına gelmiş, olgunluktan uzak, birisi onu hep teskin etsin isteyen, daha önce de belirttiğim gibi şımarık, başkalarının sorunları ile hiç ilgilenmeyip sadece kendi derdi konuşulsun isteyen bencil birisi.
Duygu ve Düşünce
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,1bin okunma
Çağla Eren
başlık o kadar doğru ki dkglkfdgf
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İyi Bir Fikir, Zayıf Bir Roman
2/10
·296 syf.··
2026 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2026 00:00
Ne yazık ki kitaba dair olumlu söyleyebileceğim neredeyse hiçbir şey yok. Roman, çok da yaratıcı olmayan ama aslında güçlü sayılabilecek bir çıkış noktasından yola çıkıyor ve başlangıçta ilgi çekici bir dünya inşa ediyor. Ancak bu ilk etki uzun sürmüyor. Kitap, yaklaşık ilk 100 sayfadan sonra sürekli olarak kendini tekrar eden bir yapıya sıkışıyor ve anlatacak yeni bir şey bulmakta zorlanıyor. Çıkarmamız gereken temel anlam zaten ilk iki hayat hikâyesinde oldukça net bir şekilde veriliyor: "Seçmediğin hayatlar sandığın kadar iyi olmayabilir.” Bundan sonra okuduğumuz her hikâye, Nora’nın kısa süreliğine başka bir hayata girip hayal kırıklığı yaşayarak geri dönmesinden ibaret. En sonunda tekrar “kök” hayatına dönmesi ise baştan beri fazlasıyla tahmin edilebilir bir son. Hatta bu sonuca, kitapta anlatılan tüm hayatları okumadan da rahatlıkla varmak mümkün. Kitabın beni en çok rahatsız eden yönlerinden biri ise depresyon kavramını fazlasıyla basite alması oldu. Kimse, yazarın seçtiği birkaç “kötü sonla biten alternatif hayat” üzerinden “demek ki yaşadığım hayat aslında en iyisiymiş” diyerek depresyondan çıkmaz. Depresyon ciddi, karmaşık ve çoğu zaman profesyonel destek gerektiren bir hastalık. Bu kadar hafif ve romantize edilerek ele alınması beni oldukça rahatsız etti. Ayrıca neredeyse her hikâyede Nora paralel evrendeki yaşamlarına gidiyor; ancak bu yaşamların hiçbiri tam anlamıyla “yaşanmıyor”. Kısa birkaç saat ya da birkaç gün süren bu deneyimlerde, Nora’nın karşılaştığı diğer insanlar neredeyse tamamen işlevsiz. Yan karakterler fazlasıyla iki boyutlu ve yalnızca ana fikri tekrar etmek için oradalar. Bu kadar çok hikâye anlatmak yerine, seçilen birkaç hayatın daha derinlikli ve gerçekçi bir şekilde işlenmesi çok daha etkili olabilirdi. Araya serpiştirilen yüzeysel
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,1bin okunma
Çağla Eren
Aşırı haklı bi yorum
Gece, tam onun Atlantik'te numara yaptığı sıralarda, kendisini telefona çağırmak, rahatsız ettiğim için af diledikten sonra, kısaca veda ederek, mikrofon başında kafama kurşun sıkmak, ne güzel olurdu! Bu müthiş sesi duyunca, evvela ne olduğunu anlayamayarak bir müddet duracak, sonra deli gibi "Raif! Raif!" diye bağırıp benden bir cevap almaya çalışacaktı. Yerde son nefesimi verirken bir ihtimal ki, bu sesleri de duyar ve gülümseyerek ölürdüm. Benim nereden telefon ettiğimi bilmediği için çaresizlik içinde çırpınacak, polise haber veremeyecek ve ertesi gün elleri titreyerek gazeteleri karıştırıp, esrarı çözülemeyen bu facia hakkındaki tafsilatı okurken kalbi nedamet ve yeis içinde çırpınacak, ömrünün sonuna kadar beni unutamayacağını, kendimi kanla hatırasına bağladığımı anlayacaktı.
Sayfa 121 - Yapı Kredi Yayınları
Çağla Eren
Aşık olduğu kadının acısından zevk alması ☠️☠️
Keşke yazarıyla arkadaş olsaydım dediğiniz bir kitap
Çağla Eren
Sefiller (2 Cilt Takım) 🥹
1/10
·140 syf.·
2021 23. kitabı
Böyle kötü bir çeviri olamaz! 140 sayfalık kitabı okuyabilmek işkenceye dönüştü. Anladık çevirmen işini iyi yapamamış, Türkçe cümle kuruluşuna hakim değil. Bu kitabın editörü ne işe yarıyor? Kitap yayına çıkmadan evvel hiç mi okuma gereği duymadınız? Türkçesi dururken modası geçmiş Arapça kökenli kelimeler kullanınca iyi çeviri yapmış olmuyorsunuz. Sadece kelimeleri çevirip, cümle kurmadan öylece bırakmak Google translate sayesinde bizim de yapabildiğimiz bir şey zaten. Yeterince içimi döktükten sonra kitabı Olimpos Yayınevi’nden okuyacaklara şimdiden sabır diliyorum.
Kitle PsikolojisiSigmund Freud · Olimpos Yayınları · 20194,186 okunma
Çağla Eren
Gerçekten ağzınıza sağlık yorumunuzu bulduğuma sevindim çünkü aynı hisleri paylaşıyoruz. Çeviri kötülüğünü ben mi abartıyorum diye düşünüyordum.