"İnsan küçük bir çocukken nasıl muamele görüyorsa, hayat boyunca öyle davranır. En büyük acılar genellikle insanın kendine çektirdiği acılardır. Kişi benliğindeki işkenceciden hiçbir yerde kurtulamaz."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Filozoflar, dışarıdan gelecek onay ya da yergilerin izini sürmek yerine kendi içsel bilincimize kulak kabartmamız gerektiğini söylerler bize. Önemli olan, tümüyle rastlantı sonucu bir ara ya gelmiş bir grup insana nasıl göründüğümüz değil, kendi bildiğimiz halimizle ne olduğumuzdur. Schopenhauer da tam bu noktaya parmak basar: "Eleştiriler, hedefe isabet ettik leri ölçüde acıtırlar canımızı. Kendisine yöneltilen bir eleştiriyi gerçekte hak etmediğini bilen kişi, onu kolayca ve güvenle görmezden gelebilir."
Kendimizle ilgili düşüncelerimizin salt başkalarının düşünceleri tarafından belirlenmesi gerekmiyordu; her bir hakaret, gerçeklik payı olsun olmasın, ille de bizi utandırmak zorunda değildi.