Türk edebiyatının en önemli eleştirmenlerinden biridir Berna Moran. "Edebiyat Kuramları ve Eleştiri" isimli bu kitap Berna Moran'ın İngiliz Dili ve Edebiyatı kürsüsündeki derslerinin bir derlemesi niteliğindedir.
Eleştiri yazılarının tarihi oldukça eskiye dayanır. Neredeyse on yedinci yüzyıldan bu yana birçok eleştiri yöntemi ortaya çıkmıştır. Bu kitapta da tüm bu yöntemler belli bir düzende okurlara sunuluyor. Eleştiri yöntemlerinin tarihi eskiye dayandığından tasnifi de oldukça zordur. Berna Moran, “Edebiyat Kuramları ve Eleştiri” adlı eserinde büyük bir çeşitlilik gösteren eleştiri yöntemlerini dört temel unsur etrafında toplamıştır. Bu unsurlar: eser, sanatçı, okur ve toplumdur. Böylece temel olarak dört tip eleştiri anlayışı olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar: sanatçıya dönük, esere dönük, okura dönük, dış dünyaya ve topluma dönük eleştiridir.
Berna Moran edebiyat kuramlarını ve eleştiri yöntemlerini ele almaya en temelden başlıyor. Platon ve Aristoteles için sanatın ne ifade ettiğinden yola çıkarak “Sanat nedir? Edebiyat nedir?” sorularının da cevaplarını arıyor.
“Sanat nedir?” sorusuna verilen ilk cevap (hiç değilse Batı'da) sanatı bir yansıtma, benzetme, ya da taklit olarak görme eğilimindeydi. Sanat eserlerinde gördüğümüz, doğadır, insandır, hayattır ve sanatçı eserinde bize bunları yansıtır; bir ayna tutar dünyaya sanki. Platon’un Devlet diyalogunda Sokrates, Giaukon’a ressamın yaptığı işi anlatmağa çalışırken “İstersen bir ayna al eline, dört bir yana tut. Bir anda yaptın gitti güneşi, yıldızları, dünyayı, kendini, evin bütün eşyasını, bitkileri, bütün canlı varlıkları” diyerek, ressamın yaptığı işin dünyaya bir ayna tutmak olduğunu söyler ve biraz aşağıda şairin de ressamdan farklı olmadığını belirtir: “Tragedya şairinin de yaptığı bu değil mi? Benzetme