ozymandias

ozymandias
@cakirsmom
Yukio Mishima - Bereket Denizi / I. "Bahar Karları"
Puan vermedi·416 syf.··
2026 6. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2026 14:17
Yukio Mişima'nın önemli eserleri arasındaki Bereket Denizi adlı dörtlemenin ilk kitabı olan Bahar Karları serinin arkaplanını anlamak açısından büyük bir önem taşıyor. Romanın ana karakteri henüz 19 yaşında ve tıpkı Dorian Gray'den duymaya alıştığımız göz kamaştırıcı güzelliğiyle tanınan bir genç aristokrat olan Kiyoaki Matsugae. Romandaki güçlü karakter betimlemeleri ve psikolojik tahlillerden yola çıkılarak ana karakterimiz kendi güzelliğine doyamayan ve duygularından başka hiçbir şeyi odak noktası yapmayan bir narsist olarak karşımıza çıkıyor. Mensubu olduğu aristokrat ailenin nüfuzundan ötürü iyi eğitim veren kurumda okuyup aynı zamanda görkemli malikanelerinde kişisel eğitmeninden ahlaki rehberlik görmesi beklenen genç adamın babasının Marki unvanına yakışır bir hayat sürememesi aile için hep bir sorun teşkil etmiştir. Matsugae ailesi köklü bir soyluluğa sahip olmaksızın tamamen Meiji Restorasyonu'nun akabinde nüfuz edinen; tabiri caizse "sonradan görme" bir aristokrat ailesi olduklarından çocukları Kiyoaki'yi küçük yaşlarından itibaren gerçek bir soylu olan Kont Ayakura'nın evine görgü, protokol ve saray adabı üzerine iyi bir eğitim alabilmesi adına gönderiyorlar. Ancak, tüm bu eğitimlere ve Marki Matsugae'nin baskılarına rağmen Kiyoaki sert ve aksiyon alan bir erkek olmayı reddeder. Kırılgan, duygularına haddinden çok fazla ehemmiyet gösteren, estetik kaygıları olan biri olarak heteronormatif erkeklik anlayışına adeta karşıt bir figür oluşturur. Akademide de başarı gösteremeyen Kiyoaki'nin sosyal yaşantısı da Honda Şigekuni adında oldukça realist, soğukkanlı ve Kiyoaki'nin zıttı bir karaktere sahip olan arkadaşından ve narsist kişilğinin erişilmez aşk nesnesi olan Satoko'dan ibarettir. Kiyoaki her ne kadar romanın alt metnini anlamak için en
Bahar KarlarıYukio Mişima · Can Yayınları · 2018782 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
BENİM GİBİ MAKİNELER - İNCELEME
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2025 09:20
Benim Gibi Makineler Ian McEwan'ın kaleme aldığı ve orijinal başlığı "Machines Like Me" olan kitap yapay zekâ konusunda yazılmış en etkili kitaplardan biri. Söz konusu roman 1980'ler Londra'sında geçiyor. Ancak, ufak bir farkla... Bahsi geçen 1980 yılı ünlü matematikçi ve bilişim uzmanı Alan Turing'in ölmediği ve yapay zekânın devrinin ötesinde çığır aştığı bir zaman olarak karşımıza çıkıyor.Tüm olay örgüsü ana karakterimiz Charlie'nin annesinden kalan mirasla yani tüm varı yoğu ile sınırlı sayıda üretilen ve çağın en ileri yapay zekâ teknolojisi olan humanoid robotlardan (Ademler ve Havvalar) olan bir Adem almasıyla başlar. Adem'in kurulumunu yaparken bazı kişilik parametrelerini ayarlaması gerekir ve bunu yaparken âşık olduğu komşusu Miranda'yı da bu işe dahil etmek ister. Alegorik bir tabirle, Miranda ile "ebeveynlerin çocuğun kişiliği üstündeki etkisini" taklit ederek Adem'in kişiliğini oluşturmak ister. Adem bu ölçüde Charlie'nin hayatını olumlu anlamda etkileyerek hem Miranda'yı Charlie'ye yakınlaştırır hem de Charlie'nin üstlenmekten kaçındığı birçok sorumluluğu da üst düzey akıl yürütme yetisiyle sırtlar. Ancak, Adem'in Miranda'ya karşı hisler beslediğini iddia etmesiyle ve bir cinsel münasebetin neticesinde Charlie daha önceden yalnızca sahibine itaat ettiğine inandığı bu insan görünümlü yapay zekâ ürününün kendi hisleri, düşünceleri ve bilinci varmış gibi davranmasına inanmak istemese de bu fikirleri kafasından atamaz. Zamanla Adem'in bir başka özelliğini keşfedene kadar Adem'in yaşantısına ve verileri depolayan zihnine yeni deneyimler kazandırmaya ve üşengeçlik ettiği her bir iş için Adem'den yararlanmaya devam eder. Ancak, Miranda'nın geçmişte karıştığı ve etik ikileme düşürecek bir suç dolayısıyla tereddüt dolu günler geçirirken Adem'in kendi ahlâk yargılarını
Edebiyat
Benim Gibi MakinelerIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 2019453 okunma
Jack London - Martin Eden Hakkında
9/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
Yazın hayatını çok kıymetli bulduğum Jack London'ın müthiş eserlerinin arasında belki de en iyisidir Martin Eden. Yazarın eşiyle çıktığı bir gemi seyahati sırasında kaleme aldığı bu eser deha örneğinden başka bir şey değildir. Eleştirmek söz konusu olduğunda bile kusuru az bulunabilecek bir eserdir ve okuyucusuna kattıklarını ölçmek bile yetersiz olacaktır değerini biçmek adına. Öncelikle roman Martin adında işçi sınıfına mensup genç bir adamın burjuva bir ailenin ferdi olan genç kadın Ruth'a sevdalanmasıyla başlar. Martin, genç Ruth'un aile evini ziyaret ettiğinde yaşamlarına büyük bir ilgi besleyerek kendindeki eksikliklerin utanç kaynağı olmasından rahatsızlık duyar çünkü Ruth'a âşık olmuştur ve kendi gibi birinin böylesine ilahi bir güzelliğe hiçbir anlamda yakışmadığını düşünür. Durum Ruth için aynı olmasa da Martin hayvanî cazibesiyle kızın ilgisini çekmiştir. Artık Martin sınırlı bilgisiyle Ruth'un yönlendirmesine ihtiyaç duyarak yeni bir hedef belirler kendine: Entelektüel bir hayat. Her gün halk kütüphanesine giderek kitaplar almaya ve bilgi dağarcığına yepyeni kavramlar kazandırmaya ant içmiştir. Neredeyse imkansız gibi görünen entelektüel birikim hayatının çeşitli dönemlerinde büyük zorluklar çıkarmıştır karşısına. Asıl mesleği olan denizcilik ile açıldığı deryaların ve kütüphanede keşfettiği hazinelerin beslediği zihni artık yazar olma hayalini iyiden iyiye perçinlemiştir. Dergi editörlerinin sebep olduğu hayal kırıklığından gerçek bir yazar olup yayınevlerinin peşinden ardı sıra koştuğu vakte kadar açlığın ve yoksulluğun pençesinde yaşam mücadelesi vermiştir. Martin'i yalnızca yaşadığı olaylara tanık olduğumuz için tanımıyoruz bu romanda. Yazarın müthiş psikolojik tahlil becerisi bizi bu karakterle bütünleştiriyor. Martin'in toz pembe sandığı ve
Roman
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135bin okunma