Bir Rus klasiğine göre bol diyaloglu idi. Diyalogların içine serpilmiş onca anlamlı aktarım boşuna değil.
İvan İlyiç Oblomov sana kızmadım, senin parlak zekanı hiç eden Oblomovluk kültürüne kızdım kitap boyunca. Evet, Ştolts'u sevmemek elde değil, çünkü o çağımızın tanıdık yüzü, hırslı, çevik, tuttuğunu koparan. Sense solmak üzere açtığını bilen hüznünle hızlı bir kabulleniş yaşıyordun sessizce. Sevdiler seni, çünkü zararın yoktu dörtnala koşanların heybetine. Alekseyev'i, varlığını sadece annesinin hissettiği o kişiyi de arkadaşın yaptın, çekilmez Zahar'ın da kıymetlisi oldun. İki çağ, iki dönem, iki kultur arasında sıkışıp kaldın kitaptaki başka kimseler gibi. Olga'yı sevdin, fakat o Ştolts olmuş bir Oblomov'u arzuluyordu aslında. Agafya'ydı senin bu dunyalık saadetin, çunku oydu sana oblomovluğu sunan. Uzuldum ama şaşırmadım felç geçirdiğine. Sonra gun gun yitişine. Sen ölmek uzere doğmuştun, öldun ve bunda dunyanın da parmağı var.
Seni yeniden okumam gerekecek, bir 5 yıl kadar sonra. Bence seni anlayamadım Oblomov. Bence sadece gunumu gun ettim seninle.
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
Son 50 sayfa kala attığın deparı unutamayacağım ey kitap.
Papnuce, gururunda boğuldun. Hafife aldığın arzularını reddinle geçirdiğin vakti, o arzuyu da insaniyete dahil kabul görsen yüzünü vampirleştiren dehşete ermezdin.
Thais; içsel arayışla korku ve aşkın kabulü. İnançla göğe kabulün temsili. Sensin mutlu sonu bu kitabın.
Arzunu tanı, onu sahiplen.
Onu yok saymanın gafletiyle boğulmak ve onu var kabul etmenin erdemiyle kuşanmak arasında bir yerdesin ey insan.
Not: Bu söylev dili kitaptan özenilmedir.