Ne gariptir ki ruhunuz yeryüzünün derinliklerine doğru yol alsa da damarlarınıza kan akmaya devam ettiği müddetce onu her çağırdığınızda size geri döner .
Hepimizin duyduğu bildiği azıcık da ucundan yakaladığı bir kitap çalıkuşu. Okumakta bayağı bir geç kaldım ancak iyi ki okumuşum dediğim kitaplardan oldu . 
 Feride çok küçük yaşlarda annesini kaybetmiş ve babasıyla yaşamaya başlamıştır eli avuca sığmayan bu çocuk babasının sürekli görev yerinin değişmesi ile kendinin yatılı okulda bulur. Çok hareketli ve yaramaz olan kız çocuğuna arkadaşları Çalıkuşu lakabını takar. Uzaktan akrabası olan kamran ile bir zaman sonra yakınlık hisseder ve bir şekilde nişanlanırlar. Evleneceği gün düğüne gelen bir kadın yüzünden bütün dünyası altüst olan Feride kendini Anadolu yollarında bulur. On yılını bütün herkesten uzakta çileler içinde geçirir Feride.
Kitap genel olarak insanın hayattan vazgeçtiğinde neler yaşayabileceğini ölüme çok yaklaştığında aslında gerçekten ölmek istiyor mu yoksa yaşadığı buhranın gelip geçici bir travması mı bunu aktarıyor. Baş karakterin intihar etme kararını verdikten sonra madene girişine kadar yaşadığı duyguları okuyucuya çok güzel aktarmış. Natsume soseki’nin kitaplarının kendine has bir havası var. O kasvetli ağır havayı okuyucuya çok güzel geçiriyor. Altını alt Çizdiğim çok yer oldu. Tavsiye ederim