Dalıp gidince efkara,
Keser en has duyguları o gidiş.
Alıp başını giden o eda,
Kendini bile fedaya yeltenen,
O kasvetli yollardan geçen...
Ah, nasıl anlatılır onlar?
Var mı bir kelime karşılayan?
Yüreklerin titrediği o an,
Dağılır cam gibi insan;
Bin, belki milyon parçaya...
Yine de şükürler olsun,
Milyon parçada dahi
Kendini bildiren o Rahman'a.
O kasvetin orta yerinde,
Bir "sen" çektim içime.
Bir sen ki;
Yüreklere bahar getiren,
Tek bir bakışıyla
Aklımı başımdan eden.
Bir sigaradan duman,
Bir de senin aşkından çektim;
Sarılsın diye yaralarım.
Gecedir,
Yalnızsındır,
Kurtulamazsın o histen...
Dedim ya;
Bir sigara yanar, bir de sen bakarsın.