10/10
·368 syf.··
2026 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 00:00
2. şans temasından hiç hoşlanmam normalde ama bu kitap muhteşemdi. serideki favorim de bu oldu. bayıldım, bayıldım, bayıldım... cam, tam da düğün günü damat tarafından terk edilir ve soluğu üstündeki gelinlikle luke'un barında alır. barın tuvaletinde çaresizce ağlarken onu oradan çıkartan tek kişi ise ilk ve tek aşkı dusty olur. dusty, dünyada belki de cam'in neye ihtiyacı olduğunu bilen tek kişidir ve cam'e o gün neye ihtiyacı varsa onu verir. hukuk yeterlilik sınavını geçemeyen, nişanlısı tarafından başka bir kadına aşık olduğu için terk edilen ve minik kızıyla onca insana rağmen yapayalnız kalan cam, çocukluğundan beri hayalini kurduğu evin kiralık olduğunu öğrenir öğrenmez hemen taşınmak ister fakat komşusunun dusty olduğu ortaya çıkar. ikili bazen mecburi bazen doğal olarak gerçekleşen bu yakınlaşmaların sonucunda geçmişte verdikleri kararların sonuçlarını da yeniden gözden geçirirler ve yeniden aşka kucak açarlar. dusty, mükemmel erkeğin sözlükteki karşılığıydı. kitap geçmiş günümüz şeklinde ilerledikçe ona olan saygım git gide arttı. muhteşem yazılmış bir karakterdi gerçekten de. cam ise her şeye rağmen kendi ayakları üstünde durmaya çalışan çok güçlü bir kadındı, ona hayran olmamak çok zordu gerçekten. seride en sevdiğim kitap kesinlikle bu oldu. keyifli okumalar
Wild and WrangledLyla Sage · Dial Press Trade Paperback · 20256 okunma
10/10
·208 syf.··
2026 33. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 15:40
Bu kitabı 10-11 yaşlarımda okusaydım muhtemelen çikolata nehirlerine, şekerden çayırlara, pembe şeker kayıklara ve cam asansörlere hayran kalırdım. Şu anki yaşımda okuduğumda ise Roald Dahl’ın çocuklara verdiği en büyük hediyenin çikolatalar değil, hayal kurma cesareti olduğunu gördüm. Charlie’nin Çikolata Fabrikası ilk bakışta eğlenceli bir çocuk kitabı gibi görünse de satır aralarında çocuklara ve yetişkinlere söyleyecek çok şeyi olan bir metin. Dahl’ın kurduğu dünyada yemek yerine geçen sakızlar, erimeyen çikolatalar, görünmez çokobarlar, şeker ağaçları ve her yöne gidebilen cam asansörler var. Bu fikirlerin hiçbiri “mantıklı” olmak zorunda değil. Tam tersine yazar, çocuklara hayal kurmanın sınırlarının olmadığını gösteriyor. Kitabı okuyan bir çocuk, kurduğu hiçbir hayalin saçma olmadığını öğreniyor. Ancak kitap yalnızca hayal gücünü yüceltmekle kalmıyor. Fabrikayı gezen beş çocuk üzerinden açgözlülüğü, gösteriş merakını, şımarıklığı, ekran bağımlılığını ve ölçüsüzlüğü de eleştiriyor. Augustus Gloop, Violet Beauregarde, Veruca Salt ve Mike Teavee’nin başına gelenler aslında kendi kusurlarının bir sonucu. Daha da önemlisi Roald Dahl çocukları suçlamak yerine onları yetiştiren yetişkinlere dönüp bakıyor. Özellikle Veruca Salt bölümünde açıkça görüyoruz ki çocuklar çoğu zaman ebeveynlerinin aynası oluyor. Kitap boyunca beni en çok düşündüren karakter Veruca Salt oldu. Çünkü Veruca yalnızca şımarık bir çocuk değil; istediği her şeye emek vermeden sahip olmaya alışmış bir çocuk. Dahl burada çok önemli bir soru soruyor: Her istediğine ulaşan bir çocuk gerçekten mutlu olabilir mi? Yoksa amaçlarını, hayallerini ve mücadele etme isteğini mi kaybeder? Mike Teavee bölümü ise kitabın bugün hâlâ neden güncel olduğunu gösteriyor. Roald Dahl televizyonu eleştirirken aslında
Duygu ve Düşünce
Charlie'nin Çikolata FabrikasıRoald Dahl · Can Çocuk Yayınları · 200513,2bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·276 syf.··
Beğendi
·
2026 65. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:00
Kacey, gelecek vaat eden bir müzik grubunun baş gitaristi, hayatı uç noktalarda yaşamış, gözü kara bir kadındır. Jonah ise sağlık sorunlarından dolayı vakti azalan bir adamdır. Sanat galerisinde cam enstalasyonunu gerçekleştirmek gibi planı vardır. Koltuğa sızın kalan Kacey'i gördükten ve ona aşık olduktan sonra her şey değişir. Kacey ile Jonah arkadaş olarak başlarken zamanla birbirlerine bağlanırlar, aşık olurlar. Jonah'ın sağlık sorunları bile birlikteliklerine engel değildi. Tutkulu, samimi, sıcak ilişkileri, beraberliği olmuştur. Sonunda Jonah'a üzüldüm (öldü). Kacey'in yerinde olsam ben de çok üzülürdüm. Devamı kitabını da okuyacağım. Kitabı çok beğendim, harikaydı. Aşk, tutku, hüzün, hayata tutunma isteği vardı tema ve konular arasında. Kitaba puanım 10/10 :)
Son SüratEmma Scott · Lapis Yayınları · 2023874 okunma
10/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
Yenilebilir Enerji : doğanın doğanın kendini sürekli yenileyen kaynaklarından( rüzgâr,güneş,su gibi) elde edilen temiz ve tükenmeyen enerjidir. Mina’nın dedesi çatıya tahtalardan ev gibi bir şey yapmıştı. Ve Mina dedesine bu ne diye sorarken içindeki cam Pamuk Prenses’in evi mi diye sormuştur. Ailesi de ona bunun Güneş Paneli olduğunu söylemiştir. Peki güneş paneli nedir ? “Güneşten aldığı ısıdan enerji üretir. Evimizin elektriğini ve suyunu baharda bu şekilde karşılıyoruz” der dedesi… Gelelim asıl konumuza doğaya zarar vermemek, yenilenebilir enerji kaynakları ile hayatımızı kolaylaştırmak, bize verilen her imkanı değerlendirmek Yeşil Kalkan serisinin 3. kitabı olan#gökyüzününbataryaları #tavsiyemdir. Kitabımızın sonundaki atölyeler,dramalar ve sorular. Gelin sizde bu seriyi temin edip hem eğlenin hem de çocuğunuza yeni şeyler öğretin @t_erdogann @birokuryazargezer @cinaraltiyayinlari
Yeşil Kalkan: Gökyüzünün BataryalarıTuğba Soydan · Çınaraltı Yayıncılık · 20269 okunma
Puan vermedi·188 syf.··
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 23:45
Birbirinden apayrı hikayelere sahip 3 kadın. Sarah, iş hayatında yaşadığı mobbing’ten dolayı çocuklarının olduğunu bile gizliyor. Bu yoğun ve stresli iş hayatında iş arkadaşlarının yamyam gibi gözünü pozisyonuna dikmeleri hiç de yabancı gelmedi. Cam tavan sendromu yaşaması da keza. Belki de tek başına hem ailesini hem avukatlık işini idare etmeye çalışması sebebiyle stres hastalığını tetikledi. Simitra ise içimi parçalayan bir öyküydü. Hindistan’daki iğrendiğim kast sisteminin getirdiği olumsuz koşullar nedeniyle binlerce kez bu kadar rahat yaşayabildiğim için şükretmeme sebep oldu. İnsanların dışkılarını çocukluğundan beri toplayarak geçimini sağlayan, fare pişirip yiyerek karınlarını doyuran bu aile, Smita’nın kızı okusun diye kaçması ile dağıldı. Yarım kalan hikaye umarım olumlu sonuçlanmıştır dedirtti. En son tapınakta beş parasız kalmışlardı. Bir diğer hikaye ise Sicilya’da saç üretimi yapan bir fabrika sahibinin kızı. Babası kaza geçirince kendisi işlerin başına geçtiğinde her gün hastaneye gidip gelmek gibi bir sorumluluğu ekleniyor. Hasta bakımının yanı sıra Kamal adlı hint bir gençle tanışınca işler değişiyor ve onunla görüşürken hayatını yaşamanın getirdiği suçluluğu çok iyi anlayabildim ne yazık ki. Spoiler.. En sonunda hepsinin hikayesinin bir noktada birleşmesi etkileyiciydi. Keşke hiçbir kadın, kız çocuğu acı çekmese. İyi ki Kitap Simyacıları Kulübü ile okuduk.
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,6bin okunma
BİR ERKEĞİ ÖLDÜRECEK KADAR SEVMİŞ OLMALARI.
Puan vermedi
ROY : 24 Kasım 1961'de Hindistan'ın Kerela eyaletinden Hristiyan bir anne ile Hindu bir babanın kızı olarak dünyaya geldi. Aymanam Köyü'nde annesinin işlettiği okulda okudu. 16 yaşında evi terk etti. Delhi Mimarlık Okulu'nda okudu, ama mimarlığı hiçbir zaman sevmedi. Dört yıl süren ilk evliliğini bir okul arkadaşı ile yaptı ve bir süre eşiyle birlikte çiçek çocuk olarak(hippi-Savaşa hayır-doğayla uyumlu) yaşadı. Daha sonra bu hayatı bırakarak Ulusal Şehir İşleri Dairesi'nde çalışmaya başladı. Bir bursla İtalya'ya giderek anıt restorasyonu üzerinde çalışırken yazarlık yönünü keşfetti. İkinci eşi ile birlikte bir televizyon kanalı için dizi film, Hindistan'da üniversite öğrencilerinin yaşamına ilişkin bir film senaryosu, Hindistan'ın kırsal kesiminde eşleri tarafından istismar edilen kadınların kahramanı haline gelen Phoolan Devi hakkında tartışmalı bir film senaryosu yazdı. Son filmi mahkemelik olunca aerobik öğretmenliği yapmaya ve romanını yazmaya başladı. Kendi çocukluğundan esinlenerek beş yılda yazdığı romanını 1996'da tamamladı. 1997'de ilk ve tek romanı Küçük Şeylerin Tanrısı romanı ile İngiltere'nin en saygın edebiyat ödülü olan Booker ödülü'nü aldı. Bu ödülü alan ilk Hint kadın oldu. Kitap çeşitli dillere çevrilerek yaklaşık 8 milyon satış rakamına ulaştı. "Sokaktaki İnsanın İmparatorluk Rehberi", "Ya çek defteri ya Cruise Füzesi" adlı kitapların da yazarı olan Roy, yirmi yol boyunca siyasi konularda kitaplar yazmış ve küreselleşme karşıtı görüşleri ile tanınmıştır. 2002'de Lanan Kültürel Özgürlük Ödülü, 2004 yılında Sydney Barış Ödülü'nü kazanan Roy, 2005'te Irak Dünya Mahkemesi adlı küresel girişim nedeniyle İstanbul'da bulundu. 2002'de Narmada'daki baraj projesine karşı çıktığı için bir günlük hapis cezasına çarptırılmış olan Roy, 2014 yılında Mahatma
Küçük Şeylerin TanrısıArundhati Roy · Can Yayınları · 20191,752 okunma