"Onun bana ışık tutacak bir umut olabileceğini sanıyordum. Ama onun gözleri cam gibiydi, bana sanki çok uzaktan bakıyordu."
Sayfa 334·Kitabı okuyor
Zira taklidi terk ettikten sonra tekrar taklide dönmek mümkün değildir. Taklidin şartı, taklidin farkında olmamaktır. Ama kişi taklit ettiğini fark ederse, taklidin cam şişesi kırılmış olur. O șişe artık hiçbir yamayla ve yapıştırmayla onarılamaz. Ancak ateşte eritilip yeniden yepyeni bir biçimde imal edilebilir.
Sayfa 36·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Konuşamıyorum, kimseyle barışamıyorum, aynadaki yüzümle bile Ve ancak her sabah cam kırıklarından onu yeniden yarattıktan sonra sokağa çıkabiliyorum
" Barbaros ben böyle işlere pek karışmam ama az önce ben de yanlışlıkla bunu söktüm "deyip yine ciddiyette sahnedeki cam açma kolunu ortaya uzatti Timur "Bence de sen sat bunu"
On sekizinci yüzyıl mahallileşme akımının en önemli isimlerinden olan ve Lale Devri şairi olarak anılan Nedim, gündelik hayatın dünyevi tasvirleriyle tanınır. Sılay tarafından, mistisizmden tamamen kopmuş ilk şair olarak adlandırılan Nedim, oğlanlara duyduğu nefsani aşkı açık ve sade bir Osmanlı Türkçesiyle gazellerinde ifade etmiştir. Şiirinde dünyevilik ile uhrevilik arasındaki gerilimin farkındadır. Aşağıdaki dizeler bu gerilimden nasıl beslendiğini örnekler: Sine saf olsun hemân reyb ü riyâdan zâhidâ Elde tesbihe bedel câm olsa da mâni' değil Hüsnini seyreyleyim de gördüğüm yer ol gülü Gülistan olmazsa hammâm olsa da mâni' değil.
Sayfa 123·Kitabı okuyor
Bir cam kavanozda yaşamışlığımla, beynimin içindeki tüm güzel hayallerle, o hayallerin yıkılışındaki şaşkınlığımla... Kendi kendime çok güzel eğlendim.
Sayfa 96·Kitabı okuyor
Alıntı