Kübra Yılmaz, bir alıntı ekledi.
22 Nis 10:32

Yıldızlar, uzansa tutabileceği kadar yakındı.
Ama ne yıldızları tutmaya takati vardı ne de denizin sonunu getirmeye Elifin. Hiç birine kalkışmadı.
Üzerinden tekinsiz bir rüzgar geçmişlere mahsus ürpertiyle kaçtı arka odalara günlerce.

Cam Irmağı Taş Gemi, Nazan BekiroğluCam Irmağı Taş Gemi, Nazan Bekiroğlu
Kübra Yılmaz, bir alıntı ekledi.
22 Nis 10:21

Tanrım, dedi.
Kalp bilgimi arttır. Ki olup biteni daha iyi anlayayım. Anlarsam dayanırım.

Cam Irmağı Taş Gemi, Nazan BekiroğluCam Irmağı Taş Gemi, Nazan Bekiroğlu
Kübra Yılmaz, bir alıntı ekledi.
21 Nis 22:21

Olan olmuştu bir bunu anladı da olanı içine nasıl sığdıracak, nasıl hazmedip sindirecek, Elif bunu anlayamadı. Bir daha toplanması mümkün olmayan bir kırılışla kırıldı içinin kayığı.

Cam Irmağı Taş Gemi, Nazan BekiroğluCam Irmağı Taş Gemi, Nazan Bekiroğlu
Didem ÇELİK, bir alıntı ekledi.
 21 Nis 18:21 · Kitabı okuyor · Beğendi

Ölümün bu kadar evcilleştirildiği ama yine de ağlayıcı kadınların figanına ihtiyaç duyulacak denli ağır olduğu bu dünyada bile, oracıkta ölse gam yemeyeceğini hissetti yontucu. Diğer yandan, ilk kez ölmekten korktu, ey tanrılarım, bugün değil, ne zaman olursa, ama ne olur bugün değil, diyebildi. Yaman bir aşka düştüğü besbelliydi.

Cam Irmağı Taş Gemi, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 151)Cam Irmağı Taş Gemi, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 151)
Didem ÇELİK, bir alıntı ekledi.
21 Nis 17:05 · Kitabı okuyor · Beğendi

Gece ile gündüzü, varlık ile yokluğu, neşe ile kederi, ay ile güneşi içinde bir arada bulduğunda anladı aşkın tatlı, dünyanınsa sert olduğunu.

Cam Irmağı Taş Gemi, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 152 - Timaş Yayınları)Cam Irmağı Taş Gemi, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 152 - Timaş Yayınları)
Kübra Yılmaz, bir alıntı ekledi.
21 Nis 14:32

Demek istediği, taşıdığıydı. Taşıdığını, kimseler bilmedi, içinde sakladı. Ama saklamak çok yorucu bir şeydi. Taşımaktan daha ağırdı.

Cam Irmağı Taş Gemi, Nazan BekiroğluCam Irmağı Taş Gemi, Nazan Bekiroğlu