Bir alev oldu zaman ansızın cana düştü Can ayrıldı gönülden canan bir yana düştü Gözlerime perdeler indirirken bulutlar Yağmurlar içimdeki en uzun yola düştü Kaybolmadan ufuktan, daha gitmeden bile Seninle geçen günler, akşamlar yada düştü Oturup yıldızları saydım geceler boyu Dünyama ötelerden, senden bir sada düştü Kalan değil, anladım; gidenmiş terk edilen Baktığım her şafağa kanlı bir yara düştü Çekerdim yıkılmadan bunca gamı, kederi Ayrılık geldi en son en ince dala düştü Yılların arkasından dönüp bir baktım geri Tükenen takvimlerden dostlar hep sona düştü Suskun bakan gözlerden yollar geçti upuzun Titreyen dudaklardan acı bir veda düştü Yepyeni sevdalara gülerek yürüdüler Bu izbe sokaklarda yalnızlık bana düştü. Hasan Akçay
Şiir
sıkıldımmm
Reklam
Yol ne kadar virajlı olursa olsun VAZGEÇME...
Hayat her zaman karşımıza dümdüz yollar çıkarmıyor. Benim yolum da fazlasıyla engebeli, virajlı ve sabır sınayıcıydı. En büyük hayalim, o minik kalplere dokunabilmek, çocukların dünyasında iz bırakabilmek, yani Okul Öncesi Öğretmeni olabilmekti. İlk yılımda elimden gelen her şeyi yaptım. Sınav bittiğinde sonuç beklediğim gibi gelmedi. İlk büyük hayal kırıklığımı o zaman yaşadım ama pes etmedim. 'Bir yılımı daha feda ederim ama hayalimden vazgeçmem' diyerek mezuna kaldım. İkinci yılımda, o masanın başında geçirdiğim ayların mükafatı olarak istediğim puanı aldım. Tam 'Her şey bitti, nihayet başarıyorum' derken, hayatın getirdiği bazı mecburiyetler, elimde olmayan sebepler ve engeller yüzünden kendimi hiç ait hissetmediğim, hayallerimle uzaktan yakından alakası olmayan bambaşka bir üniversitede bambaşka bir bölümde buldum. O bölümde geçirdiğim yarım dönem, hayatımın en büyük iç hesaplaşmasıydı. Her sabah o istemediğim amfilere yürürken içimden bir ses hep aynı şeyi fısıldıyordu: 'Senin yerin burası değil. Sen çocukların kahramanı olacaksın, o sınıflarda olmalısın.' Düzenimi kurmuşken, bir üniversiteye yerleşmişken her şeyi arkamda bırakıp sıfırdan başlamak deli cesaretiydi belki de. Etrafımdaki insanların şaşkın bakışlarına, 'Zaten bir bölüm kazanmışsın, ne gerek var maceraya?' diyen seslerine kulak tıkamak zorundaydım. Yarım dönemin sonunda bir karar vermem gerekiyordu. Ya bana sunulan bu hazır ama mutsuz hayatı kabul edip sineye çekecektim ya da kurulu düzenimi, her şeyimi arkamda bırakıp bilinmeze doğru bir kez daha savaşacaktım. İçimdeki o sese güvendim, kurulu düzenimi bıraktım ve yeniden o ağır YKS kitaplarının karşısına oturdum. Kolay mıydı? Asla kolay değildi. Herkes çoktan yolunu çizmişken, akranlarım üniversite hayatının tadını çıkarırken benim yeniden aynı
Cânımı cânân eğer isterse minnet cânıma Cân nedir ki kurbân etmeyem cânânıma
Bön ve can sıkıcı olmanın sırrı bizim her şeyi şöylememize dayanır. Voltaire
"Ehline denk gelmeyen her şey ziyan olur can da, inci mercan da."
Hayata Dair
Reklam
Reklam