Wrong side of the road
8/10
·496 syf.··
2024 738. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2024 12:52
İnsanlığın canlı formunun başladığı günden bu güne kadar geçen zamanda 20. Yy kadar bireyin yaşayış tarzlarını bu denli etkileyen, değiştiren dahi dönüştüren başka bir dönem olmuş mudur bilmiyorum…. Dünyanın kötü cocuğu Amerikada patlak verip 1929 büyük buhranla ayyuka çıkan vahşi kapitalizm, dişlilerini endüstri 2.0 için çevirmeye başladığında,sıradan insanlar sıradan hayatlar bundan yalnızca 15 yıl sonra 2. Dünya savaşının patlak vermesiyle birbirlerinin boğazına sarılıp ne halt ettiklerini bilmeden 80 milyonun üzerinde insan kanı dökeceklerini bilmiyorlardı… Varoluş sorgulamalarının zihinlere ekilmeye başladığı savaş sonu ruhsal anlamda dibi vurmuş insanlar arasından bir avuç aykırı yazar, şair, müzisyen Jack Kerouac önderliğinde “beat” kuşağını oluştururlar. 100-150 kişiden oluşan bu güruh toplumun kutsal saydığı her şeyi hiçe sayarak aykırı bir yaşam tutumu benimser… Beat kuşağı şairleri yazdıkları gibi yaşar, yaşadıkları gibi de yazarlar…. Kliseye tanrı inancına, evliliğe, çalışmaya, emeğe, aşka, sadakate, insan ilişkilerine belki de insan onuruna yakışan ahlak erdem gibi yüce saydığımız her olguya karşıdırlar… Hedonizmin gözüne vurup amfetaminin uyuşturduğu beyinleriyle alkolu su gibi tüketip bir sırt çantasına sığabilen kişisel eşyalarıyla sex partilerinin grup sexlerin yoz ilişkilerin insan olmanın onurunu belkide hiçe sayarak deyim yerimdeyse it ayağı yemiş gibi ordan oraya savrulup dururlar… Yolda romanı, yazarın bir top saman kağıdını daktiloya tak çıkar yapmamak adına rulo haline getirilerek sadece alkol uyuşturucu ve bezelye çorbasıyla bir motel odasında 20 günde bilinç akışı tekniği ile hiç paragraf kullanılmadan yazılmış.. Resmen yola çıkmış Jack ve bir dinlenip ihtiyaç molası dahi vermeyi gerek görmemiş… Kitabı okurken gerçekten de
Edebiyat
YoldaJack Kerouac · Ayrıntı Yayınları · 20121,986 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2019 59. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2019 23:35
Hayyam'ın bircok sanatçıya ilham olduğu muhakkak ama en çok dikkatimi çekenler Mehmet Güreli: kimse bilmez, Serenad Bağcan-Fazıl Say: akılla bir konuşmam oldu, Can Gox: dal goncayi bir sabah şarkıları oldu. Hepsini çok severdim fakat sözlerin Hayyam'in rubailerinden alıntı olduğunu bilmez idim. Dörtluklerin orijinal hali ise şu şekilde: Kimse Bilmez "seher yeli eser yirtar etegini gülün güle baktikca cirpinir yüreği bülbülün sen şarap içmene bak, çünkü nice gül yüzler kopup dallarindan toprak olmadalar her gün" "bu yildizli gökler ne zaman basladi dönmeye ne zaman yikilip gidecek bu güzelim kubbe aklin yollariyla ölçüp biçemezsin bunu sen mantiklarin, kiyaslarin sökmez senin bu işte" "bulut gecti, gözyaşlari kaldi cimende gül rengi şarap içilmez mi boyle günde? bugün bu çimen bizim, yarin kim bilir kim gezecek, bizim topragin yeşilligince" Dal Goncayi Bir Sabah “Dal goncayı bir sabah açılmış buldu, Gül melteme bir masal deyip savruldu Dünyada vefasızlığa bak; on günde Bir gül yetişip, açıp, solup kayboldu.” Akılla Bir Konuşmam Oldu “Bu zorbalar ne biçim adamlar? dedim; Kurt, köpek, çakal makal, dedi. Ne dersin bu adamlara, dedim; Yüreksizler, kafasızlar, soysuzlar, dedi.”
DörtlüklerÖmer Hayyam · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202527,9bin okunma