Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan bir şeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, ya da pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Sevgili Deniz Şahin....
"Baba olamayacağım, toprak olmak ne garip duygu..." demiş Ahmet Kaya. Bir diğer yazıda Cemal Süreya;
"Sizin hiç babanız öldü mü? Benim bir kere öldü kör oldum. Yıkadılar aldılar götürdüler. Babamdan ummazdım bunu, kör oldum."
diye anlatmış içindeki o tarifsiz boşluğu. Başka bir yazıda Can Yücel şöyle dile getirmiş baba sevgisini:
"Hayatta ben en çok babamı sevdim. Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk. Çarpık bacaklarıyla ha düştü ha düşecek. Nasıl koşarsa ardından bir devin, O çapkın babamı ben öyle sevdim..."
Ne garip değil mi?
Koskoca şairler, koca koca adamlar, kelimelerle dünyalar kuran insanlar bile söz konusu baba olunca eksik kalmışlar. Çünkü bazı acılar vardır, anlatılmaz. Bazı yokluklar vardır, tarif edilmez. Ve bazı insanlar vardır ki öldükten sonra bile hayatımızdaki yerleri hiç değişmez.
Bugün Babalar Günü...
Kimi insanlar babasının elini öpecek bugün. Kimi telefon açıp sesini duyacak. Kimi uzun uzun sohbet edecek, kimi sadece sarılacak. Ama bazı insanlar için bugün sıradan bir gün değil. Çünkü bazı insanların babası sadece mezar taşlarında yazılı bir isimdir artık. Bazılarının ise hiç hatırlayamadığı bir yüz...
İnsan büyüyor aslında.
Yıllar geçiyor.
Saçlarına aklar düşüyor.
Çocukluğu geride kalıyor.
Ama babasını kaybeden bir evlat, kaç yaşına gelirse gelsin içinde hep biraz çocuk kalıyor.
Çünkü baba sadece bir insan değildir.
Bir güven duygusudur.
Sırtını yaslayabileceğin bir dağdır.
Düştüğünde seni kaldıracak bir eldir.
Başardığında gururla gülümseyen bir çift göz, yorulduğunda sığınabileceğin bir limandır.
Ve o liman kaybolunca insan kendini okyanusun ortasında kalmış gibi hisseder.
Bugün belki herkes kutlama yapacak.
Fotoğraflar paylaşacak.
Gülümseyecek.
Ama bazı insanlar sessizce gökyüzüne bakacak.
Belki bir dua
Kir nasıl temizlenir
İnsan dokunduğu her şeyi kirletmiştir bugüne kadar
Kinyas ve kayra-Hakan Günday
Merve ͜͜͡͡✯Merve ͜͜͡͡✯
1000k ailesinin saygıdeğer üyesi Merve hanım ve hepinize selamlar saygılar olsun saygıdeğer hanım efendi insan dokunduğu her şeyi kirletmiştir diyerek müşrik ve münafıkların özelliklerini belirtir
Peygamberimize uymak ona biat etmek insana pek çok şey öğretirken aynı zamanda bize fetih ve hidayet kapısını açacaktır kirden arınabilmek için ya ebu talib olacağız yada tam bir muhammedi
Can Yücel bir müminin özelliğini şu dizede çok güzel belirtir Yalnızlığım benim çoğul türkülerim Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi iyi bir müminin özelliğidir halil ve habib olabilmek bunun
içinde sadakat vefa yalansız bir hayat gerekir insana Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh Allâh Rasûlü SAV in Allahım bu dini ya ömer yada cehille büyült destekle dediği büyük ve adalet sahibi sahabedir
onun yolculuğu kirden nasıl arındığının taha suresi ile nasıl temizlendiğinin ibretli öyküsüdür yeni dinin geldiğini öğrenenler Hz Muhammedi öldürmek için planlar kuruyordu Hz Musa soruyor Kirliden
temizi kim çıkarabilir deki bunu ancak Kuvvet ve güç sahibi olan Azze ve celle başarabilir Hz Ömer peygamberimizden on üç yaş büyüktür onu adalet sahibi edip islam ile şereflendiren Hakka hamd olsun
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla ha düştü ha düşecek
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
CAN YÜCEL