Her şey kendi dilince konuşur.
Şiir
Bir çif yaprakmış dalında yumuşacık, Tutmuşum, tutmuşum ellerinden senin; Düşmüşüz yavaşça, bir sâkin derenin içindeymişik, yeşilmişik, sazmışık. Balıklar gibiymiş, sessiz ve karanlık, Yüzermiş saçların, yüzermiş nefesin; Susarmışız öyle, bir sâkin derenin İçindeymişik, yeşilmişik, sazmışık.
Sayfa 35·Kitabı okudu
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Nefeslerle sürüp giden yaşamamız Bir su kenarına gelir durur; Ekmekten, şaraptan öte nimetler vardır; Yürünmez öyle hep, bazen susulur.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Yosun yeşili bağlamış gözlerim, Gayri topraktı görmez olmuş; Süzülmüş de konuvermişim bir deniz üstüne, Bir piç izmarite gönül vermişim. Tanrıdan habersiz dünyaya gelişim; İnsan eli değmemis tuzlu derime; Yazdı kışdı geceydi ömrüm suda, Bir piç izmarite gönül vermişim.
Sayfa 27·Kitabı okudu
Herşeyimiz, dünya öyle istedi diye! Isiğı anlıyalım derim Aydan, yildızdan ve güneşten; Isığı bilsin derim vücudum, Etim, kemiğim ve aklım; Çırılçıplak, yeniden doğmus gibi, Herşeyi yeniden koklamak, Ve düşünmek herseyi yeniden; İlk sevdiğin zamanki kadar Meçhul ve güzel sevdiklerin; Işığın altında çünkü herşey yenidir,
Sayfa 25·Kitabı okudu
Madem tiren yürürken inmeye bırakmıyorlar; Inenleri iyi sularla yıkamıyorlar; Insanı Bit Pazarında kokmadan gömmüyorlar. Sen bundan böyle ne yıllanmış şarap, Ne de çınarın dibinde ihtiyar olacaksın; Sen aylak avnaların ortasında aylak; Tozların icinde toz: tirenin içinde yolcu; Sen, ne kapının içinde, sen, ne kapının dışında; Sen. Bit Pazarında alıcı, sen Bit Pazarında satılık eşya; Sen, yaşasan Yaşasan ölülerle beraber yaşayacaksın; Sen, ne kapının içinde. sen, ne kapının dışında; Sen, ölsen, ölsen ölümle beraber öleceksin.
Sayfa 33·Kitabı okudu