Can Aktaş

Can Aktaş
@canakttas
20 Aralık
9 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
Ancak şimdilik dikkat edilmesi gereken başka şeyler vardı: Yürüyüşü, saçları, üzerindeki giysiler, ayakkabıları, makyajı, aksesuarları, bakışlarını çevirdiği yönler. Çünkü her ne kadar hiç kimse göründüğü gibi olmasa da, herkes göründüğü gibi olmaya çalışıyordu. Rahat gibi görünüyorsan rahat olmaya çalışıyorsundur. Görüntün, hayalindir. Nadiren gerçekleşir, ama en azından çabanın hangi yöne aktığı bellidir.
Sayfa 79 - dk·Kitabı okudu
Reklam
Tesadüf olarak adlandırılan her olay, nedeni bilinmeyen herhangi bir gelişmeydi. Yürüdüm. Saatlerce. Saatlerce yürümek. İki göz kırpması arasında bir sokağın başlangıcından, nereye düştüğü belli olmayan bir caddeye adımlar atmak. Bir kavşakta uyuyakalıp, bir duvarın sonunda uyanmak. Aynı sokaktan dördüncü kez geçtiğini, dilencilerin bakışlarından anlamak. Soğuk bir güneşin terlettiği tek kişi olmak. Sadece evsizlerin kullandığı üstgeçitlerin basamaklarına basmak. Saatlerce. Kırmızı ışıkta bekleyen adamların arasında gideceği yeri bilmeyen ve bunu önemsemeyen tek kişi olmak. Hiç bitmeyecekmiş gibi geçen otobüslerin yok olmasını beklemek. Dar kaldırımlarda omuzlarından birini geriye atmak. Saatlerce, nedensizce, şehri delen iş makineleri gibi yürümek. Ben de kanlı bir biftek yemek için durana kadar yürüdüm. Ve ne istediğimi düşündüm. Tanıklık ettiğim dünya, şiddet kullanılarak yönetiliyordu. Ancak kimse bunu itiraf etmiyordu. Hatta şiddet kelimesi bile gömülmüştü. Onun yerine başka bir kelime kullanılıyordu: Para. Çok daha nazik. Çok daha yasal. Çok daha ahlaki. Çağdaş uygarlıkta şiddetin anlamı paraydı.
Sayfa 78 - dk·Kitabı okudu
Işık hızının da bir sınırı olduğunu öğrendiğin gün gökyüzüne baktın. Güneşi gördün. Ancak gördüğünün, güneşin geçmişi olduğunu anladın. Haklıydın. Güneşin dünyaya uzaklığı yüz kırk dört milyon kilometre ve ışığının gezegene ulaşması sekiz dakika sürüyor. Dolayısıyla bir gün, güneş sönerse, bunu ancak sekiz dakika sonra anlayabileceğini kabul ettin. Sekiz dakika boyunca, güneş sönmemiş gibi yaşayacak olan insanları düşündün. Her anın, o son sekiz dakikaya dahil olabileceği olasılığını fark ettin. En önemlisi, düşüncenin davranışa dönüşme süresinin de en az sekiz dakika olabileceğini hayal ettin. Aradaki sekiz dakikayı, doğanın parçası olarak gördün. Sevgilisini sevmekten vazgeçmiş insanın, ancak sekiz dakika sonra bunu açıklayabilmesini olgunlukla karşıladın. Sekiz dakika boyunca sevildiğini düşünmeye devam eden insanın gerçekle çarpışınca kırılan hayaline acımadın. Çünkü gözlemleyebildiğin her davranışın geçmişteki bir düşüncenin eseri olduğunu anlamıştın. Tanığı olduğun ve insanlar tarafından temeli atılmış olan dünya her şeyiyle geçmişe aitti.
Sayfa 36 - dk·Kitabı okudu
insanın, hiçliğin merkezinde, varlıktan ibaret kalmasıyla arasındaki en büyük engellerden biri, iyilik bilgisiydi. bu bilgi, insana atılmış en büyük kazıklardan biriydi. umut ve umutsuzluk arasında
İnsan ve Hayat

Can Aktaş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·215 syf.·
2023 24. kitabı
Hakan Günday
8.3/10 · 11,3bin okunma