‘Nostaljik ruh hali daha çok bir yaşayı şekli gibidir.
Gerçekten geçmişe kaçış . Bu yönüyle nostaljik halet-i
ruhiyenin bir kaçış stratejisi olduğunu söyleyebiliriz.
Bugünün acı gerçekleriyle yüzleşmek yerine, şanlı mazinin
serinliğine sığınmak. Şanlı geçmişle yaşayan kişi,
bugünün gerçekliğini görmek istemez ve bu ne denle
geçmişi az ya da çok çarpıtarak idealize eder.
Nostaljik ruh haline sahip olan kişi, sürekli bir özgüven
yükseltme ihtiyacı hisseder...... Hakikat yaralar, yalan öldürür.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Altın çağ mitosu, bugünün zayıflığına bir panzehir olarak sürekli diri tutulur. Devrini tamamlamış ve
gitmiş olan geçmiş , kısa bir süreliğine de olsa bugün
kılınarak kendimize itikadımızı tazeler. Nostalji kafayla kalp arasındadır.
Kafa şu an en latif duygularla
hatırladığımız geçmişin tam da öyle olmadığını bize
söylerken, kalp bu duygu da rahatlama ve teselli bulur.
Bugün hemen erişemediğimiz o geçmiş , hem çok
değerli hem de idealdir.
Beraberliklerinizde boşluklar olsun. Aranıza cennetin rüzgârları girebilirsin” Halil cibran... bağlı olmakla bağımlı olmak arasındaki fark ancak bu kadar güzel dile getirilebilir. Bağımlılık her zaman hayal kırıklıklarıyla sonuçlanır. Sevgide hayal kırıklığından söz etmek zordur çünkü sevgide bir beklenti yoktur.
“halkların başlarına şeflerin geçmeleri onları kendine kul etmek için değil, onların özgürlüğünü savunmak içindir; bu, söz götürmez politik hukukun temel özdeyişidir. ”