Can

Can
Kitaplığına yeni kitap eklemene vesile olan insanları çok sev.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·480 syf.·
2026 3. kitabı
Katre-i Matem bana biraz eski bir mektup hissi verdi. Sararmış bir kağıtta yazılmış ama duygusu hâlâ canlı olan bir mektup gibi… İskender Pala'nın kelimeleri çok zarif ve özenli. Hikâyenin içinde dolaşırken bazen hüzünlü, bazen romantik bir atmosfer oluşuyor. En çok hoşuma giden şey, duyguların abartılmadan ama derin bir incelikle anlatılması oldu. Kitabı bitirdiğimde aklımda birkaç cümle ve kalbimde hafif bir sızı kaldı.
Katre-i Matemİskender Pala · Kapı Yayınları · 202525,6bin okunma
10/10
·112 syf.·
2026 120. kitabı
Fareler ve İnsanlar, insanın içinde ince bir duygu bırakan o nadir eserlerden biri. Kelimeleri abartmadan ama çok derinden kullanıyor. Bu kitap dostluğun sıcaklığını, hayallerin kırılganlığını ve insan kalbinin ne kadar hassas olabileceğini hatırlatıyor. Okurken bazen gülümsüyorsun, bazen de içinden sessiz bir hüzün geçiyor. Kısacık ama unutması zor bir hikâye.
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,8bin okunma
9/10
·168 syf.·
2026 2. kitabı
Bu romanı okurken en çok şunu düşündüm: İnsanların dışarıdan görünen hâli ile iç dünyası arasında koca bir uçurum olabiliyor. Günlük hayatta yanımızdan geçip giden, sıradan sandığımız insanların içinde bile kim bilir ne hikâyeler var. Kürk Mantolu Madonna aslında büyük olayların romanı değil. Ama insan ruhunun küçük, kırılgan ve çok gerçek taraflarını öyle bir anlatıyor ki okurken kendini hikâyenin içinde buluyorsun. Kitap bittikten sonra Raif Efendi’yi uzun süre unutamadım. Çünkü onun hikâyesi biraz da şunu hatırlatıyor: Bazı insanlar hayat boyunca sessiz yaşar ama içlerinden birini gerçekten sevmiş olmanın ağırlığını hiç bırakmaz.
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,4bin okunma
Görmek Meselesi
8/10
·336 syf.·
2026 1. kitabı
Okurken fark ediyorsun ki mesele aslında "görmemek" değil, görmemeyi tercih etmek. Elektrikler kesilmiş gibi bir dünyada, insanların içindeki karanlığın jeneratör gibi devreye girmesi. Biri ekmek bulunca kral kesiliyor, biri vicdanını kaybedince ortalık mad max’e dönüyor. Medeniyet dediğimiz şeyin üstünde incecik bir vernik tabakası olduğunu anlıyorsun; kazıyınca altından bildiğin ilkel insan çıkıyor. Kitabın en acayip tarafı da şu: karakterlerin adı yok. doktor, doktorun karısı, ilk kör olan adam, siyah gözlüklü kız… sanki yazar bilinçli olarak "bu herkes olabilir" demiş. okurken bir noktada şunu düşünüyorsun: " ben o şehirde olsam ne yapardım?" ve bu sorunun cevabı pek de kahramanca gelmiyor. Kısacası körlük, post-apokaliptik bir hikâye gibi başlayıp insan doğası hakkında tatsız ama dürüst bir rapora dönüşüyor. Bitirdiğinde dünyanın aynı dünya olduğunu fark ediyorsun ama metroda, sokakta, markette insanlara bakışın biraz değişiyor. Çünkü kitap bittikten sonra insan ister istemez şunu düşünüyor: biz gerçekten görüyor muyuz, yoksa sadece etrafa bakıyor muyuz?
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,1bin okunma