7/10
·209 syf.··
2026 30. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 14:45
The Last Lecture (Son Konuşma), bilgisayar bilimi profesörü Randy Pausch tarafından 2008 yılında yayımlanmış bir kitap. Kitabın ortaya çıkış hikayesi hüzünlü. Pausch, pankreas kanseri olduğunu ve yalnızca birkaç aylık ömrü kaldığını öğrendikten sonra, o dönemde henüz çok küçük olan üç çocuğuna bir hatıra bırakabilmek amacıyla bu kitabı kaleme alıyor. Kendi çocukluğundan başlayarak hayatını ve yaşadığı deneyimleri anlatıyor. Benim aklımda en çok kalan yaklaşımı ise zamana para gibi değer vermesi ve sık sık sordurduğu şu soru oldu: “Bu zamanını gerçekten buna harcamak ister miydin?” Kitabı bir kitap kulübü için okumuştum. Açıkçası o vesile olmasa muhtemelen elime almazdım. Son aylarında yazdığı ve çocuklarına bir miras bırakma amacı taşıdığı için eser hakkında olumsuz konuşmak içimden de gelmiyor. Bu kitabın temelini oluşturan konuşmasını Youtube’da izlemek de mümkün. @_sayfayolcusu_
The Last LectureRandy Pausch · Hardcover · 2014400 okunma
Muhteşem muazzam olağanüstü çok çok iyi...
10/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 21:01
Az önce 2026 yılının en iyi kitabını bitirdim. İnanılmaz güzel duygular içindeyim... Marslı filmini izlediğimde, aynı yazara ait kurtuluş projesi isimli bu kitabı aldım ve uzun süredir kutuphanemde öylece duruyordu taa ki kitabın filmi yapılıp vizyona girene kadar. Ben önce kitabını okuyup sonra filmini izlemek isteyen kişilerden olduğum için hemen kitabı okumaya başladım ve daha önce neden okumadım diye kendime çok kızdım. Kitap daha ilk sayfadan kendisine bağlıyor sizi, muhteşem bir kurgu harika bir bilim kitabı bu kitap. Biliyorum biliyorum bilim kitapları genelde sıkıcı olur ama inanın bana bu değil! Yahu neler yok ki kitapta biyoloji, astrofizik, fizik, biyoloji, kimya, mekanik mühendislik, evrim ve tabiiki bilim kurgu... İnsanlar nasıl hasta oluyorsa güneşimizinde kendisine musallat olan uzaylı mikroplar yüzünden hasta olduğunu ve giderek öldüğünü düşünün. İnsanlık bu hastalığın diğer yıldızlara da bulaştığını farkettigini, sadece 1 yıldızın bundan etkilenmediğini bulduğumuzu düşünün. Tabiiki hemen gerekli çalışmalar yapılıyor ve en uygun olan astronotlarlar o yıldıza gönderiliyor. O yıldıza ulaşan insaoglu hiç ama hiç hesapta olmayan bir şeyle karşılaşıyor, dünya dışı zeki yaşam.... Ve derken iletişime geçiliyor ve bir sekilde onlarında yıldızının bu mikroptan etkilendiğini öğreniyoruz. Birbiriyle yeni tanışan bu iki tür kendi gezegenlerini kurtarmak için çalışmaya başlıyor.... Kitap özetimi burada kesiyorum... Gerisi bol miktarda bilim, bol miktarda aksiyon, bol miktarda bilim kurgu... Yahu kitap öyle muhteşem kurgulanmış ki sonuna doğru gozlerimin dolduğu yer bile oldu :) Kitabi o kadar içime sindirdim ki, şuan TV yi açsam haberlerde her şeyin gerçek olduğunu izleyeceğimi falan sanıyorum. Bana bu etkiyi yapan çok az kitap oldu, bu kitapta şuan onların
Alıntı
Kurtuluş ProjesiAndy Weir · İthaki Yayınları · 20251,710 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
KİTABI BİR ERKEĞİN YAZDIĞI ÇOK BELLİ OLUYOR
7/10
·432 syf.··
2026 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2026 23:23
Kitaba 7 puan verdim, ancak bu puan ilerleyen zamanda değişebilir. Spoilerlı ve spoilersız olmak üzere iki kısa inceleme sunacağım; fakat öncesinde yazara ufak bir not bırakmak istiyorum. Emre Gül’ün edebî dili hoş olsa da, okuyucuyla sohbet etmesi ve bizi kitaba dâhil etmesi fikri her zaman olumlu hissettirmedi. Bazı sayfalarda bunun yapılması kabul edilebilir olsa da, bir noktadan sonra yalnızca “dördüncü duvarı kırmak” için okuyucuya hakaret eden bir üsluba dönüştüğünü hissettim. Açıkçası, zorbalayıcı cümlelerle karşılaştığım bölümleri çoğu zaman atladım. Kitaptaki cinsellik unsuru hakkında da eleştirim var. Bir noktadan sonra roman değil, yalnızca smut okuduğumu düşünmeye başladım. O kadar çok cinsellik içeren ifade vardı ki zaman zaman “Ben şu an ne okuyorum?” diye sorguladım. Karakterlerin 24–25 yaşlarında olmalarına rağmen bu denli yoğun ve sürekli cinsellik merkezli yazılmaları bana yapay geldi. Bir süre sonra yazarın kendi fantezilerini metne yansıttığı hissine kapıldım. O kadar çok cinsellik içeren cümlesi var ki bir noktadan sonra yaşayamadığı cinsel hayatını fantezi dünyasını kitaplarına yansıttığına inanmaya başladım Karakter gelişimleri genel olarak başarılıydı; ancak Noa’nın gelişimi bana biraz hızlı geldi. Nate, Helen, Ray ve Kevin gibi yan karakterlerle ise tam anlamıyla bağ kuramadım. Özellikle Nate’in yalnızca eşcinsel kimliği üzerinden tanıtılması ve kişiliğinin bunun ötesinde derinleştirilmemesi hoşuma gitmedi. Becca ise kitapta en sevdiğim, hatta belki de tek sevdiğim karakterdi; ancak ona da oldukça sert davranılmıştı. SPOILERSIZ Kitap oldukça iyi bir başlangıç yapıyor. İlk kitaptaki bazı mantık hataları ve saçmalıklar kısmen toparlanmış olsa da hâlâ “Bu tamamen yerine oturmuş” diyemediğim sahneler vardı. Noa ve annesi arasındaki
2026 Okuma Raporları
Oyuncak MezarlığıEmre Gül · Guardian Yayınları · 20251,032 okunma
9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 11:09
İnsanlık tarihinin başladığı coğrafyada iki kavmin, 1. Dünya Savaşı sonrasından itibaren başlayan kanlı mücadelesinin ele alındığı belgesel roman özelliği taşıyan bir kitabı okumuş bulunmaktayım. Romandan ziyade tarihi gerçekliğin kronolojik anlatımı daha ön plana çıkıyor. Filistinli bir genç olan Beşir ile Bulgaristan kökenli Yahudi kızı Dalia merkezli kurmaca ekseni yazar tarafından başarılı bir şekilde ortaya konmuş. Kurmacadan çok gerçekliğin ön plana çıktığını vurgulamalıyım. Yazar 1967 yılında 6 gün savaşları olarak bilinen İsrail- Filistin çatışması merkezli olarak İsrail'in 1948 yılındaki kuruluş sürecini hazırlayan gelişmeleri, 1973 yılındaki çatışmaları ve 2005 yılına kadar meydana gelen çatışmaları ve barış sürecini ele alıyor. Filistinli Arapları Beşir tiplemesi üzerinden sembolize ediyor. Yahudileri ise Dalia üzerinden sembolize ederek ele alıyor. Ortaya konulan iki tiplemede iki kavmin vicdanlı ve karakter sahibi insanlarını temsil ediyor. Ama ikisinin de düşünceleri ve davaları birbirini sıkıştırıyor ve biri diğerini sahne dışına atıyor. Nazi zulmünden kaçıp gelen Dalia ve ailesi Beşir ve ailesinin boşaltmak zorunda kaldığı eve yerleşiyorlar. Beşir ve ailesinin diktiği limon ağacının limonlarını Dalia ve ailesi toplamaya başlıyor. Bu meyve sembolü üzerinden sürgün, işgal, yok oluş ve yeniden doğuş temaları sembolize ediliyor. İki devletli çözüm ile tek devletli demokratik, laik devletli çözüm roman boyunca çeşitli şekillerde ortaya konuyor. Ama ortaya bir çözüm çıkmıyor. Kan hiç durmadan akmaya devam ediyor. Tarihin en kanlı, en acımasız safhasını oluşturan Arap - İsrail çatışmasını ele alan bu romanı bu meselelere ilgi duyan herkes okumalı!
Limon AğacıSandy Tolan · Pegasus Yayınları · 20107,8bin okunma
9/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2026 00:00
Herkese Merhaba Bugün sizlere Murad Ertaylan kaleminden Köprüler ve Duraklar kitabının yorumu ile geldim Şubat ayının sıradaki kitabı 2026 yılı basımlı 325 sayfalık bir kitap Hayat, geçtiğimiz köprülerin ve beklediğimiz durakların toplamıymış... Hacklemenin bir sanat olduğunu düşünen Sophia’nın dünyasına davetlisiniz. •Başta acaba klasik bir büyüme hikayesi mi? diyorsunuz ama sayfaları çevirdikçe karşınıza devasa bir siber dünya ve çok sarsıcı bir aile dramı çıkıyor. •Hikâyenin merkezinde, Adelaide’de doğan ama kökleri Kıbrıs’tan Doğu Türkistan’a uzanan Sophia Drosopulos var. Sophia, gündüzleri kendi halinde bir genç kızken, geceleri dijital dünyanın karanlık dehlizlerinde 'Tisiphone' lakabıyla tanınan efsanevi bir hacker! Mülteci kökenli Drosopulos ailesinde, Baba George, Kıbrıs’tan Londra’ya, oradan Avustralya’ya savrulmuş; şimdi kedi oteli işleten bir adam. Anne Debra ise Doğu Türkistan’dan Laos üzerinden kaçan, vergi dairesinde çalışan ama girişimci ruhlu bir Uygur Türkü. •Sophia'nın kendini bulma yolculuğunda ise Öğretmeni Jenny'nin yeri bambaşka; ona adeta bir rehber oluyor. Ailenin hayatına dokunan Dedektif Andy ve Sophia'nın gizemli dostları ise bu devasa kıtada kaybolmamasını sağlayan duraklar. •Murad hocanın kalemiyle tanışma kitabımdı. Dili çok akıcı; olaylar geçmiş ve şimdiki zaman arasında ilerliyor. Hem 2018'den beri aileye destek olan polis teşkilatıyla siber suçların içine dalıyor, hem de Avustralya'daki büyük orman yangınlarının, Covid-19 ve pandeminin etkilerini ensenizde hissettiriyor. George’un kedi oteline gelen Peter ile yaptığı hatalar ise tam bir ders niteliğinde. •Kitap şunu diyor: Hayat bir köprü ve durak oyunudur. Nerede durup, nereden geçeceğinizi bilmek sizi siz yapar. •Köprüler ve Duraklar, sadece bir hacker hikayesi değil; aidiyetin ve dostluğun
Köprüler ve DuraklarMurad Ertaylan · Octopus Yayınevi · 202617 okunma
6/10
·368 syf.··
2024 15. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2024 22:00
İlk kitabı okumadım bu arada sadece filmi izledim. Eser kötü diyemem kesinlikle, sadece beklentiniz marslı eserinde olduğu kadar yüksek olmasın bence. Daha çok uzayda geçen aksiyon tadında bir kitap diyebilirim ve ağırlıklı olarak bir karakter ön planda kalıyor. Başlarda biraz da olsa merak uyandırıyor, yer yer aşk konusu ele alınmış, bazı yerlerde polisiye ve kovalamaca var sonlara doğru ise merak ve heyecan üst seviyelere çıkıyor. Artemis uzayda kurulan bir şehirdir ve bu şehirde 2000 kişi yaşamaktadır, ayrıca şehirin dünyada olduğu gibi kendi para birimi, çalışma şartları, yaşam kuralları ve burada yaşayanların hayatta kalma mücadelesi vardır. Jazz Bashara (ana karakter ve hikaye bu karakter üzerinden aktarılıyor) şehirde yaşayan bir kadındır. Bu kadın daha çok kaçakçılık ile anılır ve sürekli boyundan büyük işlere kalkıyor, sonunda kendisinden çok gizli ve çok büyük bir görevi yapması bekleniyor. Tabi bunlar olurken kahramnımızın peşine şehir polisi takılır ve bu polisin tek istediği Jazz'i suç üstü yakalayıp dünya ya geri göndermektir. Jazz kaçakçılık dışında aldığı bu gizli görevi başarabilecek mi? Paraya neden bu kadar ihtiyaç duyuyor? Tüm soruların cevabı ve daha fazlası için kitabı okumanız gerekmekte :) Daha fazlasını söylemem doğru olmaz diye düşünüp yorumu böyle kısa tuttum kusura bakmayın Şimdiden bol ve keyifli okumalar dilerim "Jazz Bashara hiçbir zaman kahramanlık peşinde koşmamıştı. Tek isteği zengin olmaktı. Artemis… Ay'daki tek şehir. Eğer çok zengin değilsen ya da bir turist olarak ziyaret etmiyorsan Ay ve Artemis, tabiri caizse "zalim bir sevgilidir". Haliyle hayatta kalmak için ufak tefek kaçakçılıklar yapmak pek de beklenmedik bir şey değil. Özellikle de çok borcun varsa ve alın terin bu borçları kapamaya yetmiyorsa. Ek iş olarak
ArtemisAndy Weir · İthaki Yayınları · 20182,685 okunma