Hemen o anda Türk, tabancasını bebeğin yüzüne doğrultuyor, namlu ile yavrucak arasında yalnız dört santim mesafe kalmasına dikkat ediyor. Minik oğlan keyifli keyifli gülerek ufacık ellerini tabancaya uzatıyor... sanatçımız (burada bir Türk'ten bahsediyor) o anda yavrucağın tam kafasına doğru nişan alarak tetiğe asılıyor; bebeğin kafası paramparça oluyor... Pek sanatsal, değil mi? Bu arada derler ki Türkler tatlıya bayılırmış.
Hemen o anda Türk, tabancasını bebeğin yüzüne doğrultuyor, namlu ile yavrucak arasında yalnız dört santim mesafe kalmasına dikkat ediyor. Minik oğlan keyifli keyifli gülerek ufacık ellerini tabancaya uzatıyor... sanatçımız (burada bir Türk'ten bahsediyor) o anda yavrucağın tam kafasına doğru nişan alarak tetiğe asılıyor; bebeğin kafası paramparça oluyor... Pek sanatsal, değil mi? Bu arada derler ki Türkler tatlıya bayılırmış.