Okuduğu kitabı sevip sevmemek ve eleştirmek her okurun doğal hakkıdır fakat yaptığınızın tam olarak eseri bırakıp yazara saldırmak olduğunu düşünüyorum. Videonuzda da buradaki incelemenizde de görüldüğü üzere sanatı belirli formlara mecbur bırakmışsınız. Distopya kitap yazmanın belirli kuralları olduğu ve bu kurallara uymamanın bilmemezlikten kaynaklı olduğunu söylemeniz çok yanlış. Sanatçı sanatını icra ederken hiçbir forma bağlı kalmak zorunda değildir ve bu bir tercihtir. Foucault veya başka sosyologlar yahut eleştirmenler distopya roman için pastoral iktidarın mutlak gereklilik olduğunu kendi açıklamaları ile öne sürebilirler fakat hiçbir sanatçı buna uymak zorunda değildir. Sanatçının tercihlerine saygı göstermek gerekir. Örneğin bir gerçekçi ressama göre dada geleneği bir sanat değildir ve saçmalıktır fakat gerçekçi ressam böyle düşünüyor diye dadaist bir resim sanat olmaktan çıkmaz. Tercihlere saygı duymadan sanatı belirli formlara mecbur bırakıyorsunuz. Bunun yanı sıra görüşünüze uyabilecek birçok sanatçının açıklamalarını sıralamak suretiyle yazarın kendisine ve hatta yazarın okumadığınız kitaplarına saldırıyorsunuz. Yaptığınızın tam bir entelektüel boşboğazlık olduğu görüşündeyim.