Caner Kösedağ

Psikolojik gotik öykü kitabı: Sonun Arzusu
7/10
·52 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2025 19:21
Kitabım Sonun Arzusu; 52 sayfalık, 8 öyküden oluşan bir derleme. Neden 8 öykü? 8 rakamını yan çevirdiğimizde sonsuzluk sembolünü görüyoruz. Aslında bu benim kendime ve okurlara olan bir imaydı. Kendime olan ima şu anlamdaydı: Umarım yazmaktan vazgeçmem ve daha çok öykü yazıp ikinci, üçüncü, dördüncü kitabımı çıkarabilirim. Okurlara olan ima ise şuydu: Umarım bu eser sizin kafanızda uzun bir süre yer eder. Açık bir ima değil biliyorum. Sadece ben anlıyor olsam bile sorun değil. Bu benim kendime verdiğim bir mesaj. Kitabımda ne var? Kitabımdaki öykülerde, kahramanlar içsel çatışmalar ve korkular, varoluşsal sancılar ve yok oluşun kendisini yaşamaktalar. Kendi üslubum ve dilimle, modern çağın sorunlarını, gotik türe ait bir tarzda öyküleştirdim. Sonun Arzusu içime sinen bir çalışma oldu gerçekten. Dil kullanımı nasıl? Poe’dan dil yapısallığı olarak şu şekilde ayrılıyor; Poe’nun dili daha stilize, kontrollü ve şiirsel iken benim dilim daha ham ve kaotik. Durumlar, duygular, düşünceler hızla değişiyor. Bunun sebebi ise öykülerimin malzemesinin benim kendi bilinçdışım olması. Öykülerimi yazarken serbest akışla yazdım. Bilinçdışım bana malzemeleri verdi ve ben de onları öyküleştirdim. Bu doğrultuda, öykülerimi okuduğunuzda, bir insanın zihninin arka odalarının, Freud’un söylemiyle, kaotikliğini öykülerde hissedeceksiniz. Şimdi öykü öykü gidelim. Önsöz... Öykülerimde tamamlanmamışlık hissi olabilir ama aslında bu kasıtlı. Öykülerdeki karakterler evrensel karakterler ve her insanın ortak olarak paylaşabileceği figürler. Bu bağlamda okurun kendisinin öyküdeki karakterin yaşadığını anlamasını ve kendi bilinçdışına dönmesini istiyorum. Bunu önsözde de yazdım. Okurun kendi gölgesine bakmasını ve yüzleşmesini; bu doğrultuda öyküleri kendi bilinçdışıyla tamamlamalarını
Edebiyat
Sonun ArzusuCaner Kösedağ · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20258 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sürekli döndüğüm bir kitaptı
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mart 2024 00:00
Agatha Christie 'nın yazdığı On Kişiydiler polisiye romanı kitap okumaya yeni başlayacak kişiler için, benim gibi, müthiş bir seçim. Kitabın içeriği, akıcılığı size motivasyon veriyor ve elinizden düşürmüyorsunuz. En azından bende böyle oldu. Yoruluyorum bırakıyorum. 5 dakika evin içinde dolanıyorum tekrar elime alıyorum. Eğer bir zaman gelir ve ne okuyacağım acaba diye düşünür durursanız Agatha Christie okuyun derim. Kitabı okurken ortalardan itibaren bir sonraki sayfayı merak etmekten okumadan dürtüsel bir şekilde çevirdiğimi fark etmiştim. Tabii tekrar yine o sayfaya dönüyordum. :D Okuyun, okutun.
Edebiyat
On KişiydilerAgatha Christie · Altın Kitaplar · 202143,5bin okunma
Şefim döktürmüş!
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2025 20:44
Öncelikle Can Bonomo'nun yazdığı ilk romanı okumak ayrı bir keyifti. Can Bonomo, Can Temiz, İsmail Türküsev ve Can Sungur'un Podcastia yayınını dinleyen ben, Can Bonomo'nun yapısını az çok tahmin eden ben için bu kitap şahaneydi. Zaten Can Bonomo'yu Kara Konular albümünden ayrı seviyorum. O albüm bana 6 aydan fazla arkadaşlık etti gezen gölge iken odamda. Kitap psikiyatrik durumları çok iyi bir şekilde araç olarak kullanıyor. Karakterlerden öne çıkanlarından bazılarının hayata tutunmalarını sağlayan ilkel gücü iyi bir şekilde hikayeleştirmiş. Çok sürprizbozan olmaması adına kapalı kapalı anlatıyorum. Kitabın dili bir kere akıcıydı. 35 günde okudu yazısına takılmayın XD 2 hafta hiç okumamıştım bazı nedenlerden. Geri kalan 2 hafta içinde de yeni kitap okumaya başlamış ben için güzel geçti. Sokak ağzıyla, konuşma uslubuyla yazılmış olması kitabın akıcı olmasındaki ana etken. Diğer yandan oldukça samimi de yapıyor. Kitaptaki karakterlerin durumlarını, yaşadıklarını okur olarak mümkün olduğunca ben de deneyimledim. Özellikle Berhan karakterine çok uyuz oldum, bu da bilinsin XD Sınıf çatışmalarını, insanların manevi zenginliğini, yukarı sınıflardaki gereksiz eylemleri aktarırken Can Bonomo, bana bir düşündürdü açıkçası... Yani hayatı bir sorgulattı. Özellikle If Else bölümündeki malum satır... Hayatın anlamı=0. Yani insanlık niye var? Nereye yetişiyor tüm bu insanlar, neden bu kadar hırslılar? Neyse! Güzel, akıcı, okuyucusuna kesinlikle keyif verecek bir kitap olmuş. Can Bonomo'nun bu kitabı ilk çıkardığını duyunca manyak olmuştum. ^^
Edebiyat
Ateşli Silahlar ve BilardoCan Bonomo · Mundi Yayınları · 2024642 okunma
Ruhsal dönüşüm için veren el pozisyonuna geçmek gerekir
8/10
·69 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2025 08:58
Bazı cümlelerim sürprizbozan niteliğinde olabilir Kitaba başlama nedenim arka kapak metni olmuştu. Bana hitap ediyordu, özellikle kendimi de bir nevi ruhsal bir dönüşüm yolculuğunun başında görüyorken. Aşağıdaki blog yazımda bunu anlatıyorum: medium.com/turkiyem/2024te... Ana karakterimiz tırnak içinde "medeni", burjuva sınıfına ait bir yaşam sürüyor fakat bu yaşam onu darlıyor ve ruhsal anlamda sıkışmışlığa sürüklüyordu. Kendi nefsini sorguluyordu. Burjuva yaşam stili, onu hissizliğe sürüklemişti. Karakter, hissetmeyi arzuluyor, bir şeyler hissetmeye özlem duyuyordu. Ona miras kalan parayı harcadığı yaşamı, her şeyinin elinin altında oluşu ve sürekli "alan el pozisyonunda" oluşu onun bedensel ihtiyaçlarını tatmin ettiği gibi ruhsal ihtiyaçlarını tatmin etmiyordu. Kurgu, karakterimizin, suç işlediği ama bu suçtan zevk aldığı bir yere sürükleniyor. Utançtan ölmesi lazım ama o zevk alıyor -ama suç işlediği için değil: hissettiği için. Suç işlemek, onun bilinçdışındaki, derinlerdeki gölge arketipindeki bastırılmış yasak ve günahları açığa çıkarıp tekrar hissetmesine neden olmuştu. Gölgemiz güçlü olabilir -hatta kimileri ve kimi zaman için kontrol edilemez kadar güçlü ve hayatımız üzerinde etkili olabilir. Karakter sonlara doğru kendisini alt sınıf tabaka insanların yaşadığı semtte buluyor. Burada gerçek samimiyeti, sevgiyi, sıcaklığı görünce kendisini, kendi kendine dışlıyor çünkü onun şimdiye kadar hissettikleri sahteydi. Sahte gülüşler, ilişkiler, burjuva sınıfının yaptığı entelektüel işler cart curt onun pek ilgisini çekmiyordu artık. En son dolu cüzdanındaki paralarla yorgunluktan beli bükülmüş esnaf kadını, hastalıklı zayıf narin fahişe ve beraberindeki erkekleri, baloncuyu sevindiriyor. Onun için hiç
Edebiyat
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023171,6bin okunma