“Toplumlar öz imgelerini (kendilerini algılayış ve tanımlayışları ç.n.) hayali olarak oluştururlar ve yarattıkları hatırlama kültürü ile bu imgeyi kuşaktan kuşağa iletirler.”
“Farklı çağların, ırkların, sınıfların, yaşam tarzlarının, yeteneklerin caddelerde ya da büyük binalarda birbiriyle iç içe girebildiği bir yerdir kent, farklılığın doğal vatanıdır.”
"Ortaçağ kentinin dinsel yüksekliği kutsaldı çünkü yukarıdaki Tanrı krallığını işaret ediyordu; hem fiziksel hem de manevi bir yönelimdi bu. Bir ortaçağ inşaatçısı zaman makinesiyle modern bir gökdelene getirilse onu tümüyle ve rahatsız edici bir şekilde dinsizlik olarak görür; dikey boyutun kutsallığı, kolayca ulaşılır hale getirilerek kirletilmiştir."
“Kentleri inşa tarzımızın karakteristik özelliği, insanlar arasındaki farkların oluşturduğu duvarlardır ve bu farkların karşılıklı bir tehdit oluşturmasının, karşılıklı bir uyaran olmasından daha muhtemel olduğunun varsayılmasıdır. Bu yüzden, kentlerde inşa ettiğimiz şeyler kişiliksiz, nötralize edici, sosyal kontakt olasılığını ortadan kaldıran yerlerdir: Dökme camla kaplı dış duvarlar, yoksul semtleri kentin geri kalan kısmından ayıran anayollar, koğuş tarzı siteler.”