Canberk Kabay

Canberk Kabay
@canibeg
(Komiser Lin İngilizler’in) afyon stoklarını teslim etmedikleri ve bir daha uyuşturucu ticareti yapmamayı taahhüt etmedikleri sürece (limandan) ayrılmalarına müsaade edilmeyeceği konusunda ayak diredi. İlk suçlamada İngilizlerin teslimiyetini elde ettikten sonra Haziran 1839’da 21000 sandık dolusu afyonu sulama kanallarında çözdürdü ve onları denize bırakmadan önce, deniz yaratıklarından onu affetmelerini ve kıyıdan bir süre uzaklaşmalarını istediği bir duâ okudu.
Sayfa 191 - Selenge
Reklam
Hayat belli bir şeydi. Nasıl bu kadar belli idi bilemiyorum. Ama belliydi işte. Hayat evlenmek demekti, karı ya da koca demekti, çocuk ve ev demekti. Gerisi hep bunların etrafında, bunları sağlama almak için bir tuhaf gezinme, eşinme, kurcalanma idi. İnsanın belgeseli yapılsa seyredilemeyecek kadar gönül yorucu bir sıkkınlık verirdi. İbretler tekrarlardan, eziyetler yol dışına çıkışlardan, memnuniyetler gevrek gevişlerden ibaretti. Hayat, belki bir şey çıkar diye olmadık damızlıklar icat etme, onlardan bir şey umma ve bulamama idi. Hayat gözümde hiçbir şeydi. Birisi bana şimdi ‘Hayatım’ dese, bıçağı karnına saplarım. Hayatımmış, bütün o iltihap, bütün o kekremiş akış, bütün o durgun barlanmış su, bütün o göze çekilmiş ekşi, küflü perde, hayatım ha?
Mümtaz, ömrünü ve hayatını ona hediye ettikçe, o tıpkı eski ve cömert Abbasî halifeleri gibi hepsini birden kabul ediyor, sonra yine ona iade ediyordu. "Benimdir, fakat sende kalsın..." Hâlbuki bu latif istiğnanın sahibi hiç bahsetmeden, sözünü bile açmadan bütün ömrünü, günleri gibi Mümtaz'a vermişti.