Eser yayımlandığı dönemde sosyopsikolojik olarak epey ses getirmiş, adeta salgın misali yayılmış ve bu salgın intihar olaylarının yaşanmasına ve eğilimlerin artmasına sebep olmuştur.
Werther'in arkadaşına yazdığı mektuplar içeriğin tamamını oluşturuyor demek hiç abartı olmayacaktır ve bu durum, okurlara sıkıcı gelebilir. Bu bilince sahip bir şekilde okumanızı tavsiye etmeden ve kendinizce romantize edebileceğiniz dizeler içerdiğini söylemeden konu anlatımına geçemeyeceğim. Alıntıladığım, altını çizdiğim bir çok satır bulunuyor ve hepsine birbirinden güzel anlamlar yüklüyorum.
Konu anlatımına geçecek olursak: Werther, Lotte isimli bir kadına aşıktır, tutkuludur ancak Lotte ona ait değildir. Werther'in bu tutkusunu, duygular ağırlıklı yaşıyor oluşunu anlam arayışı olarak değerlendirirsek, o romantize edilmiş anlama asla ulaşamıyor ve başarısızlık dolu girişimler sonrasında zavallı birine dönüşüp, intihar ediyor. Oysa Werther, fikrimce anlamı aşkta aramasaydı ve yalnızca sevgisinin ahlaki noktası üzerine düşünseydi daha doğru kararlar alabilirdi.
Farkında olmadan bilinç altında yaşanan çatışmalar ve şizofreni. Halbuki bütün bu çatışmalar kişinin kendisiyle, eserin adını aldığı "öteki" kişiliğiyleydi.
Ana karakterimiz Golyadkin, bir gün bu kimliğiyle yüzleşti ancak bu yüzleşme fiziken değildi.
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,4bin okunma
"Anlayışınızla övünüyorsunuz, ama bir yandan da tereddütle dolusunuz, çünkü kafanız işlediği halde kalbiniz ahlaksızlıkla kararmış; halbuki temiz kalpli olmayan kimsenin idraki tam değildir."