"Anlayışınızla övünüyorsunuz, ama bir yandan da tereddütle dolusunuz, çünkü kafanız işlediği halde kalbiniz ahlaksızlıkla kararmış; halbuki temiz kalpli olmayan kimsenin idraki tam değildir."
"Bu tür şeyler artık beni üzüyor, insanlar, ama özellikle de gençler hayatının baharında tüm sevinçlere açık olacaklarına, hayatı birbirlerine zehir ediyorlar, günlerini birbirlerine surat asarak geçiriyorlar ve kaybettikleri şeylerin bir daha yerine konulmaz olduğunu gördüklerinde iş içten geçmiş oluyor."
Eser yayımlandığı dönemde sosyopsikolojik olarak epey ses getirmiş, adeta salgın misali yayılmış ve bu salgın intihar olaylarının yaşanmasına ve eğilimlerin artmasına sebep olmuştur.
Werther'in arkadaşına yazdığı mektuplar içeriğin tamamını oluşturuyor demek hiç abartı olmayacaktır ve bu durum, okurlara sıkıcı gelebilir. Bu bilince sahip bir şekilde okumanızı tavsiye etmeden ve kendinizce romantize edebileceğiniz dizeler içerdiğini söylemeden konu anlatımına geçemeyeceğim. Alıntıladığım, altını çizdiğim bir çok satır bulunuyor ve hepsine birbirinden güzel anlamlar yüklüyorum.
Konu anlatımına geçecek olursak: Werther, Lotte isimli bir kadına aşıktır, tutkuludur ancak Lotte ona ait değildir. Werther'in bu tutkusunu, duygular ağırlıklı yaşıyor oluşunu anlam arayışı olarak değerlendirirsek, o romantize edilmiş anlama asla ulaşamıyor ve başarısızlık dolu girişimler sonrasında zavallı birine dönüşüp, intihar ediyor. Oysa Werther, fikrimce anlamı aşkta aramasaydı ve yalnızca sevgisinin ahlaki noktası üzerine düşünseydi daha doğru kararlar alabilirdi.