"Biz birbirimizi ne kadar kırabiliyorsak kırmışız. Her kavga, her tartışma daha ne kadar birbirimizden uzaklaşacağımızı hesap etmekle geçiyor. Canım çok yanıyor. Bu kadar kalplerimizin birbirinden uzaklaşmasına inanamıyorum. Gözbebeğiyken şimdi gözünün uzağında olmak. Kendimle olan savaşımın en büyük sebebiyken sana dur demek için çabalıyorum. Çünkü artık kendimi istiyorum. Sana anlattıkça yoruluyorsam bırak kendimi seçeyim. Çünkü zaten ilk gözden çıkarıp köşeye attığın benim. Bir gün, eğer bir gün olurda kafamda imkansız diye baktığım şeyler gerçek olursa sana benzemesinden korkuyorum. Sana benzemesinden, onun gibi olmaktan. Kimliğim sadece benden oluşsun diye verdiğim çaba korkumdan geliyor ve hiçbir zaman anlaşılmayacağım. Gerçekten gören gözler ve duyan kulakların sizde olmadığını anladım. Ben zaten çoktan veda ettim. Hep böyle olur, ilk kalpten sonra evden sonra her yerden veda edilir. Ben kendimi kazanmak için en büyük vedayı yapmışım gibi hissediyorum. Canım acımıyor dedikçe bunu anlıyormuş gibi üzerime gelmekten sakınmadığın için teşekkür ederim. En çok da kendimden özür dilerim."
TANRI’NIN YAZARLARLA İMTİHANI 2
Boyundan büyük işlere kalkışıp kâinatın bir köşesinde sıkışıp kalan Tanrı, arapsaçına dönen dünyayı hâle yola koyabilmek için kadınları çağırdı. Kadınlar çağrıya kulak