Gazete ilanlarını, gündelik hayatın bu küçük manifestolarını okumanın gergin sinirlere neden bu kadar iyi geldiğini sık sık düşünmüşümdür. Belki de hiç tanımadığımız insanların arzu ve ihtiyaçlarını öğrenmemizi sağladıkları, kendimizinkileri bize kısa bir süreliğine unutturdukları içindir.
Bir oteli yönetmekle bir kurumu, geniş bir işletmeyi, bir ülkeyi yönetmek aynı şeydi aslında. İnsan kendini, olanaklarını tanımaya, gerçek sorumluluğun ne olduğunu anlamaya başlayınca bocalıyordu, dayanamıyordu. Ülkeleri yönetenler iyi ki bilmiyorlardı bunu; yoksa bir otel yöneticisinin yapabileceğinden çok daha büyük hasarlar yaparlardı yeryüzünde.