"Saatin Yelkovanı"
Bir hayal çizdim çocukken duvara,
Gök mavisiyle, kalbimden bula bula.
Zaman geçti, duvar soldu, hayal silindi,
Elimde sadece tebeşirin tozu kaldı şimdi.
Saatin yelkovanı dönüyor hep aynı,
Ne ileri, ne geri — hep aynı sayfa.
Bir yarış var ama kimse neye koştuğunu bilmez,
Bazısı başlarken yorgun, bazısı biterken nefessiz.
Her sabah aynı pencere, aynı serinlik,
Birileri kazanır, biz bekleriz sessizlik.
Adalet mi? Belki de sadece denk geliş,
Kimine kürsü, kimine hep "bir dahaki sene" gidiş.
Gençlik cebimizde yırtılmış bir bilet,
Binmek isterken kaçan son tren gibi elbet.
Sorar kimse: "Ne eksikti ki senden?"
Cevabı kalbinde yankılanır: “Ben bendim, yetmedim mi kendimden?”
Tabelalar çok, yönler belirsiz,
Bir hayat istedik, oldu ezber bir dilsiz.
Ama hâlâ düş kurarım inadına,
Çünkü hayal etmeyen bir ölüdür aslında