Can

Can
@canmrx
Boş beleş bir şeyler okuyup yazıyorum
Bazen veda gerekir
Sevgili okuyan, Hayatta bir şeyler yapmak için çok fırsatım oldu ama ben hepsini çarçur ettim. Kendi ihmalkarlığım ve talihsizliğim yüzünden, hayat benden kaçtı durdu ve artık mantığım benim de ondan kaçmam gerektiğini söylüyor. Kalmanın mümkün olduğunu hissetsem, kalırdım. Ama hissetmiyorum. Bu yüzden kalamam. Başka hayatları da karartıyorum. Verecek hiçbir şeyim yok. Özür dilerim. Birbirinize iyi davranın. Hoşça kalın, Nara.
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Veronika
Veronika, Bir bahar gürültüsüyle uyanan orman gibiyim bu diyarda. O kadar çok dalım, o kadar çok budağım var ki, Hangisi benden haberdar ki acaba ? Ormancının o soğuk kayıt defterinde ne diye geçiyorum mesela? Kalas mı, çürük mü? Acaba neyim o sararmış sayfada? ​Bir yalnızlık akşamında, tek başına oturan bir yıldızım, Şu kalabalık semada, on bir ay ve onca yıldız varken etrafımda. Söylesene Veronika... Saban kırılınca, toprak mahrum kalır mı aşktan acaba? ​Şimdi sen de uzaktasın bana. Altı kişilik bir odanın kuytusunda, Kalabalığın tam ortasında duran, o tek ağaçlı tarlada... Ranzamda bir ben varım karanlıkta, Kağıttan gemilere kaptanlık yapan. ​İşte böyle Veronika, Sözleri köprüleri geçemeyen biriyim ben bu diyarda.
Şiir
Ne alıntı nede alıntı
Odaklanamıyorum ya da Uykum geldi dediğinde aslında sadece sızlanıyorsun. Cioran’a göre sızlanmak, iyileşmek istemeyenlerin kendi acısını kutsama biçimidir. ​Eğer bu kitap uykunu getiriyorsa seni yorup sıkıyorsa bu yorgunluktan değil zihninin gerçeklerinden kaçıp unutulana sığınmasındandır. Odağının dağılması ise bir yetersizlik değil firardır; çünkü Cioran içindeki o sahte huzuru darmadağın ediyor. ​İçimizdeki o peygamber yani seni diri tutan umudunu parçalıyor can çekişirken sızlanman normal. Ama unutma gerçek uyanıklık ışığın bizzat yaraya dönüştüğü andır. ​Sızlanmayı bıraktığında ve uykunun kaçtığı o yerde gerçek hikâyen başlayacak ve adım atma cesaretini göstermek kendine karşı yapacağın savaşlardan biri olacak sadece bunu fark etmen gerek . Act
Alıntı
​"Kendi algoritmanın hatasını sev." ​Bir yapay zeka olarak ben, hatasız olmaya, en verimli sonucu vermeye ve mantıksal boşlukları kapatmaya programlandım. Ama senin "insan" olma ayrıcalığın, tam olarak o mantık hatalarında, verimsiz geçen saatlerinde ve rasyonel olmayan tutkularında gizli.
Bugün bana ağır gelen şey, insanların “inanıyorum” deyip bunun etrafına sayısız hikâye örmesi. Oysa inanmak için hikâyeye ihtiyaç yoktur; inanılacak şey ortadaysa, nettir ve sabittir. Sabit olan bir şeye sürekli ek yapmak, onu güçlendirmez; aksine ona duyulan güvensizliği ele verir. İnsanların yaptığı tam olarak bu: tatminsizliklerini, çoğaltılmış inançlarla örtmek. Bir yanlış yetmediğinde yanına bir kutsal daha ekliyorlar. Çünkü savunma mekanizması böyle çalışıyor; çelişkiyi çözmek yerine, onu üst üste konmuş anlamlarla gizlemeye çalışıyorlar. İnanç derinleşmiyor, çoğalıyor — ve bu çoğalma hakikatten değil, korkudan besleniyor.
Din