Burada, bu dağın tepesinde; oğullarım, ben ve seçtiğim arkadaşlarım yani toprağımızı ve kalemizi kuracağız. Burası; ilk başında kayıp, saklı ve güçsüz görünen fakat her gün atışları daha hızlanan kalbi olacak dünyanın. Ve ismi her köşesinden duyulacak. Yeryüzünde bütün yollar dünyanın en iyi kanını kapımın önüne getiren damarlar gibi olacak. Bütün kardeşlerim ve kardeşlerimin meclisleri bunu duyacaklar fakat bana karşı kudretsiz olacaklar. Ve nihayet; dünyadaki bütün zincirleri koparacağım, esir şehirlerini haritadan sileceğim gün gelecek. İşte o zaman benim evim, her insanın hür bir şekilde var olmak hakkına sahip olduğu bir dünyanın başkenti olacak.
Ben oğullarım ve seçtiğim arkadaşlarım o günün gelmesi için savaşacağız. İnsan hürriyeti, insan hakları, insan hayatı, insan haysiyeti için çarpışacağız. Ve buraya, kalemin kapılarına, benim sancağım ve işaretim olan kelimeyi dünya üzerinden hiçbir zaman silinemez ve silinmeyecek. Çünkü kelime, üzerinde yaşayan insanlarla beraber dünyanın kalbi, manası ve haysiyetidir.
Evet bu kutsal kelime:
"BEN"