Altı ay önce hiç kimsenin tanımadığı bir adamdı. Bugün ise önemli bir bakanlığın müteahhitliğine kadar yükselmiştir. Hangi sermayeyle mi? Bugün bu memlekette kazanmak için halkın ahmaklığından daha büyük ne sermaye ararsınız?
Ve onda şu kanaat oluştu ki para, ne emeğin ne de zekânın mahsülüdür. O öyle serseri bir ırmaktır ki kaynağı kadar döküldüğü deniz ve döküldüğü deniz kadar da kaynağı meçhuldür.
Kızlarım, ümitsiz hastalıkların, mukadder felaketlerin son bir ilacı vardır: tahammül ve tevekkül. Elemlerde bir gizli şevkat var gibidir. Şikayet etmeyenlere, kendilerini güler yüzle karşılayanlara karşı daha az zalim olurlar.
Dolabımın bir köşesinde kırmızı kordelasıyla, ağır ağır solup sararmaktan başka bir şeye yaramayacak zannettiğim diplomam gözümde bir ehemmiyet almıştı. Bütün ümidim, pek makbul olduğunu söyledikleri bu kağıt parçasındaydı.