Carol

Carol
@carmer
sütü seven kamyoncu
“Sizi sevmek, bir kadının başına gelebilecek en korkunç trajedi.”
Sayfa 92·Kitabı okudu
1000k
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Açıklamalar ilgiyi azaltır.
Harikulade olanı tercih ederim ve harika olacak kadar iğrençsin. En yüksekten düştün ya da şeytanın tuzak kapısından, cehennemin derinliklerinden yükseldin. Hiçbir şey daha doğal olamaz. Tavan açıldı veya zemin esnedi. Bir buluttan indin veya bir ateş kütlesinden yükseldin. İşte böyle geldin. Buraya tanrılar gibi girmeye hakkın var. Kabulüm, sen benim sevgilimsin." Gwynplaine korkuyla kadını dinliyor, zihni her an daha iradesiz hale geliyordu. Şimdi her şey netleşmişti. Daha fazla şüphe etmek manasızdı. O mektup! Kadın yazdıklarını doğ-rulamıştı. Düşes ve sevgilisi Gwynplaine! Hissettiği gurur, sefil kalbine hükmetti.
Edebiyat
Evet. Metresin, cariyen, kölen, kadının olmaya cesaret edebilir miyim? Seve seve.
hayal etmek yaratmaktır, arzu etmekse çağırmak. Canavarı arzu etmek gerçekleri açığa çıkarır. Güçlü ve gizemli şeylere karşı meydan okunamaz. Sonuç ortada. Sen buradasın. Ait olduğum yeri kaybetmeye cesaret edebilir miyim? Evet. Metresin, cariyen, kölen, kadının olmaya cesaret edebilir miyim? Seve seve. Gwynplaine, ben senin kadınınım. Kilden bir kadınım, artık toprağa dönüşmek istiyorum. Aşağılanmak istiyorum. Bu bana ancak gurur ve mutluluk verir. Büyüklük, alt tabakadan gelir. Mükemmellikte birleşirler. Bugüne kadar küçümsenen sen, şimdi de beni hor gör. Bundan daha iyisini hayal bile edemem. Daima aşağılanan birinin beni aşağılayabilmesi. Ne büyük mutluluk! İğrenç tomurcuklar açayım. Beni ez! Böylece beni daha çok seveceksin, bundan eminim. Seni neden ilahlaştırdığımı anlıyor musun ?
Sayfa 501 - Düşes ve gwynplaine·Kitabı okudu
Edebiyat
Elmayı ısırıp cenneti bırakmak ve cehenneme girmek beni cezbediyor.
"Senin huzurunda aşağılanmış hissediyorum. Benim için ne büyük mutluluk! Bir asilzade olmak ne kadar tatsızmış. Bundan daha yorucu ne olabilir? Utanç duymak rahatlıktır. Gurura o kadar doydum ki, küçümsenmeye özeniyorum. Hiçbirimiz mükemmel değiliz. Venüs, Kleopatra, Chevreuse hanımları, de Longueville, hatta ben. Seninle dışarı çıkacağım. İşte, aileme, Stuart'lara darbe olacak bir aşk ilişkisi. Ah! Tekrar nefes alıyorum. Bir sır keşfettim. Kraliyeti utandıracağım. O kurallara başkaldırmak gerçekten kurtuluştur. Yıkmak, meydan okumak, isteyerek yok etmek, bu gerçek zevktir. Dinle, seni seviyorum." Bir süre duraksadıktan sonra korkunç bir gülümsemeyle devam etti: "Seni seviyorum, sadece şekilsiz olduğun için değil, aynı zamanda alt tabakadansın da. Canavarları ve şarlatanları se- verim. Umutsuz, alaycı, grotesk ve sahneye çıktığında iğrenç kahkahalara maruz kalan bir sevgili, benim için olağanüstü çekici. Cehennemin meyvesini tatmak gibidir bu. Rezil bir âşığa sahip olmak ne büyük ayrıcalık! Elmayı ısırıp cenneti bırakmak ve cehenneme girmek beni cezbediyor. Bunun için yanıp tutuşuyorum. Ben Havva'yım, derinliklerin Havva'sı. Sense muhtemelen bilmiyorsun ama bir şeytansın. Ben bir kâbusa âşığım. İpleri hayaletin elinde olan bir kuklaya. Cehennemin vücut bulmuş halisin. İhtiyacım olan efendisin. Hep Medea ve Canidia'nınki gibi bir sevgili istemiştim. Bir gün mutlaka bu isteğimin gerçekleşeceğinden emindim. İstediğim her şey sende var. Muhtemelen söylediklerimle ilgili hiçbir fikrin yok. Gwynplaine, şimdiye kadar bana erkek eli değmedi. Tıpkı yanan bir kor gibi saf halde kendimi sana teslim ediyorum. Bana inanmadığın belli ama bunu umursamı yorum bile!"
Sayfa 500 - Düşes ve gwnplaine·Kitabı okudu
Edebiyat
Kollarıma gel." Kanepeye çöküp onu yanına çağırdı.
Beni çıplak gördün mü? Güzelim, değil mi? Banyo yapacağım. Ah, seni nasıl seviyorum! Mektubumu okudun! Kendin okudun, değil mi? Senden başkası gördü mü? Okuma yazma biliyor musun? Muhtemelen cahilsindir. Soru soruyorum ama cevap verme. Sesini sevmiyorum. Fazla yumuşak. Senin gibi sıradışı bir varlık konuşmak yerine hırıldamalı. Şarkı söylerken de çok yeteneklisin. Bundan nefret ettim. Senin hakkında sevmediğim tek şey. Kalan her şey yeterince korkunç, büyük. Hindistan'da yaşasak bir tanrı olurdun! Yüzünde bu korkunç kahkahayla mı doğdun? Hayır! Hiç şüphesiz bunlar bir cezanın izleri. Umarım gerçekten biraz suç işlemişsindir. Kollarıma gel." Kanepeye çöküp onu yanına çağırdı. Kendilerini farkında olmadan birbirlerine çok yakın buldular. Söylediği her şey Gwynplaine'in içinden güçlü bir fırtına gibi geçiyordu. Söylediklerini pek anlayamadı. Gözleri hayranlıkla doluydu. Kadın bir çılgınca, bir sesini yumuşatarak konuşuyordu.
Sayfa 498·Kitabı okudu
1000Kitap