...sanırım bir bakıma kendimi yunanca sınıfındakilere bu kadar yakın hissetmemin bir sebebi de buydu. yüzyıllar önce ölüp giden bu nefis, yürek parçalayıcı manzarayı onlar da biliyordu; beşinci yüzyılı görmeye alışkın gözlerini kitaplarından kaldırdıklarında gördükleri dünyayı rahatsız edici derecede cansız ve yabancı bulma ve kendilerini memleketlerinden koparılmış gibi hissetme deneyimini onlar da yaşıyordu.
var mı dünyada günah işlemeyen, söyle;
yaşanır mı hiç günah işlemeden, söyle;
bana kötü deyip kötülük edeceksen,
yüce tanrı, ne farkın kalır benden, söyle
insan dünyadaki en garip yaratık. kartallar gibi uçmak istiyor ama kanatları yok. aslan gibi kuvvetli olmak istiyor ama pençeleri yok. ne kadar kusurla yaratmışsın bizi, allah'ım. bir de yetmezmiş gibi bizlere kendi acizliğimizi idrak etme gücü vermişsin.