Catlover

Dönüp bakınca bir filiz gibi güneşe uzandığım günlere, "e be ay yüzlüm, dünyada gençliği tadan ilk nesil seninki miydi?" diyesim gelir. Asırlarca genç oldu nice nesiller. Aynı iksirden içip aynı hazza yükseldiler. Hepsi ama hepsi sevdi, aşık oldu, hepsi ama hepsi dünyayı değiştirmek istedi. Ama dünya hiç değişmedi. Dekor değişti, dil değişti, tavır değişti, yorum değişti ama oyunun kendisi hiç değişmedi. Hayatın güftesi değişti ama bestesi hiç değişmedi. Asırlardır bıkmadan usanmadan, her seferinde başka bir oyunu oynadığını sanarak, "bu iklim başka iklim, bu şafak başka şafak" diyerek, hep aynı kumpanyayı bir kasabadan bir kasabaya sürükledi durdu insanoğlu.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Arabanın motoru arıza yaptı diye binlerce kilometre geride kalan o güzel ağacı kim suçlayabilir?
Bugün kalabalıklar önünde konuşabiliyorsam tek nedeni "Dilim sürçebilir. Kötü konuşabilirim. " demek, kendime kötü konuşma ve kötü görünme hakkını tanımak.
Sayfa 64·Kitabı okuyor
Cesaret korkunun yokluğu değil, korkuya rağmen devam edebilme kapasitesi.
Sayfa 64·Kitabı okuyor
Her gün, genç de olsan yaşlı da olsan, bu iki yaşın arasında, şimdi burada da olsan hayatın bu. Boyun uzayana, on sekiz ya da otuz yaşına gelene kadar hayatı erteleyemezsin. Hayallerini gerçekleştirmeye başlamak için bekleyemezsin. Hayal kurmak için de bekleyemezsin. Bunu şimdi, sahip olduğun şeyleri kullanarak yapmalısın.
Sayfa 126