Hiç kimse bizi kendimizden daha fazla sömüremez, hiç kimse bize kendimizin zarar verdiğinden daha fazla zarar
veremez.
Bize zarar veren, içimizdeki Yargıç, Kurban ve inanç sistemlerimizdir.
Mantıklı ruhun özellikleri şunlardır: öz farkındalık, öz eleştiri ve özerklik. O kendi hasadını kendi yapar. Kendi amaçlarında başarılı olur."
Marcus Aurelius, Kendime Düşünceler, 11.1-2
Depresyonunuzun ve hayatınızı sevmediğinizin sebebi, aklınızda tasarladığınız bir hayatı beklemenizdir; bu hayatı gerçekleştirebileceğiniz gibi, ömrünüz tükenebilir de ve siz hâlâ razı olmamışsınızdır. Gerçekle razı olmak ve her günü gününden yaşamak rahatlatıcıdır.
Çıkışınızı ertelemeyin çünkü mükemmel
olmayacak diye, kahve fincanınızı ertelemeyin çünkü oda dağınık diye, güzel bir elbiseyi giymeyi ertelemeyin çünkü uygun bir fırsat gelmedi diye. Egzersizlerinizi ertelemeyin çünkü takviyeleriniz yok diye, hayatınızı olduğu gibi yaşayın ve psikolojilerinizin nasıl değiştiğini görün.
Yavaş bir yürüyüş
Sessiz bir sabah
Acele edilmeden içilen bir çay
Yani
kaçırılmış anlamlar.
İnsan artık yaşamıyor, yetişmeye çalışıyor.
Bir yerlere, bir şeylere, birilerine…
Ama bu yetişme hali, insanı eksiltiyor.
Çünkü hız arttıkça dikkat azalıyor, dikkat azaldıkça da anlam kayboluyor.
Sen kötü bir hayat kurmadın, sadece çok hızlı kurdun. Yavaşlık Bir Zayıflık Değil
Günümüz dünyasında yavaş olmak neredeyse bir kusur gibi görülür.
Oysa bu kitapta yavaşlık, bir eksiklik değil,
bir derinlik biçimi olarak anlatılır.
Yavaşlamak
Daha az yapmak değil
Daha çok hissetmektir
Bir çayın buharını fark etmek,
bir insanın gözlerine gerçekten bakmak,
bir düşüncenin içinde kalabilmek.
Bunlar hızla yapılabilecek şeyler değildir.
Ruhun Unutuluşu
Kitap sadece zaman yönetimi meselesi değildir.
Daha çok bir ruh meselesidir.
Modern insanın en büyük kaybı:
iç sesiyle temasını yitirmesi...
YavaşlaM. Kemal Sayar · Kapı Yayınları · 202013,2bin okunma