Sirius

Sirius
@catesmart
心の平和 ・ 。 ☆∴。 *  ・゚*。・   ・ *゚。   *   ・ ゚*。・゚。    ☆゚・。°*. ゚ *  ゚。·*・。 ゚*    ゚ *.。☆。 ・   * ☆ 。・゚*.。     * 
Okul ve toplum bize becerilerimizin sınırlı olduğunu hissettirir. Ve yaratıcı özgüvenimizi elimizden alır. İnanılmaz bir hayal gücü sezgi ve zekayla doğmamıza rağmen, pek çok insan bu güçleri kullanmamak uzerre yetiştirilir ve bunun sonucunda solup giderler.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kontrol ettiğin şeyler seni inşa eder, kontrol etmediklerin seni dağıtır.
9/10
·155 syf.··
2024 44. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2024 21:09
İnsan gerçekten her şeyini kaybedebilir. Konforunu, güvenliğini, sevdiklerini, hatta bedenini… Ama anlamını kaybetmediği sürece bitmiyor. İnsanın Anlam Arayışı bana bunu çok çıplak, çok dürüst bir yerden anlattı. Viktor Frankl’ın yaşadıkları öyle dramatik anlatılmıyor; bağırmıyor, acıyı pazarlamıyor. Tam tersine, sakinliği insanın içine daha çok işliyor. Toplama kampında bile insanın hâlâ bir seçimi olduğunu söylüyor: Nasıl bir insan olacağını seçme özgürlüğü. İşte orada durdum. Çünkü bu, bahanesiz bir sorumluluk demek. Kitap bana şunu düşündürdü: Mutluluk kovalanan bir şey değil. Hatta çoğu zaman kovaladıkça kaçıyor. İnsan anlamlı hissettiğinde, yaptığı şey bir yere değdiğinde zaten dayanıyor, zaten ayakta kalıyor. Frankl’ın “insan mutlu olmak istemez, anlamlı olmak ister” cümlesi benim için kitabın özeti. En çok da şu kısmı çarptı: Acı her zaman seçtiğimiz bir şey değil ama acıya verdiğimiz tepki bizim. Kaçamıyorsan bile ona nasıl durduğun, seni kim olduğun yere koyuyor. Bu bana güçlü olmayı değil, onurlu kalmayı öğretti. Logoterapi kısmında anladım ki hayat bana “Ne bekliyorsun?” diye sormuyor. Asıl soru şu: Hayat benden ne bekliyor? Üreterek, severek ya da kaçınılmaz acıya anlamlı bir duruşla cevap vermek… Hepsi insanın kendi payına düşeni almasıyla ilgili. Bu kitap bana gaz vermedi, motive etmedi, “her şey güzel olacak” demedi. Daha değerli bir şey yaptı: Gerçekçi bir umut verdi. Şartlar ne olursa olsun insanın içsel bir özgürlüğü olduğunu hatırlattı. Ve şunu çok net söylüyor: İnsan, neden yaşadığını bildiği sürece, nasıla katlanabiliyor.
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,5bin okunma
Kimseyi, hiçbir şeyi gerçekten unutamayız. Sadece üstünü örteriz. Çünkü yaşadıklarımız hafızadan çok kimliğe yazılır. Unutmak değil; kendimizi hatırlamak için yaşarız. Her deneyim, “ben kimim?” sorusuna verilmiş geçici bir cevaptır. Her şey sende başlar ve sende biter.
10/10
·128 syf.··
2025 38. kitabı
Ahlâkın var olması için mutlaka Tanrı fikrine yaslanmak zorunda değiliz. İyi olmayı, doğruyu seçmeyi, başkasına zarar vermemeyi sadece “cezadan korktuğumuz” için değil; aklımız, vicdanımız ve başkalarıyla kurduğumuz bağ sayesinde de başarabiliriz. Walter Sinnott-Armstrong ahlâkı yıkmaya çalışmıyor, tam tersine onu daha sağlam bir zemine oturtuyor. “Tanrı yoksa her şey mubah mı?” sorusunun ne kadar yüzeysel olduğunu, ahlâkın empati, sorumluluk ve sonuç bilinciyle zaten ayakta durabildiğini sakin ve ikna edici biçimde anlatıyor. Kitabı okurken şunu düşündüm: İyi olmak dışarıdan dayatılan bir kural değil, içten gelen bilinçli bir tercih. Ahlâk, korkuyla değil farkındalıkla güçleniyor. Bu yüzden tanrısız bir ahlâk fikri bana boşluk değil, daha fazla sorumluluk duygusu hissettirdi. Bu kitap, ahlâkı ezberlenmiş doğrulardan çıkarıp düşünülmüş bir yaşam biçimine dönüştürüyor. İnancı olan ya da olmayan herkes için rahatsız edici ama geliştirici bir okuma. Çünkü insanı, kendi davranışlarının gerçek sahibi olmaya zorluyor.
Tanrısız Ahlak?Walter Sinnott Armstrong · Ayrıntı Yayınları · 2024527 okunma